Camera
Camera lucida (okunuşu: kamera luçida), ressamlar tarafından çizime yardımcı olması için kullanılan bir görme cihazıdır. 1806′da William Hyde Wollaston tarafından patenti alınmıştır. Aslında, 200 yıl kadar önce 1611′de Johannes Kepler tarafından Dioptrice’te tarif edilen aletin yeniden icadı olduğu açıktır. 19. yüzyılda, Kepler’in tanımı tamamen unutulmuş, bu nedenle kimse Wollaston’un iddiasına karşı çıkmamıştır. Camera lucida terimi Wollaston’a aittir. (cf. Edmund Hoppe, Geschichte der Optik, Leipzig 1926)
Bakılan nesneyi ve sanatçının çalıştığı zemini görsel bindirme yaparak gösterir. Fotoğraf çekimindeki üstüste çekimde olduğu gibi, sanatçı sahne ve çizim alanını aynı anda görebilir, bu da sahnenin anahtar noktalarının çizim zeminine aktarılmasına ve perspektifin tam görüntüsünün elde edilmesine yardımcı olur. Hatta sahnedeki nesnelerin ana hatlarını seçmek bile mümkün olur.
Yaklaşık 1830′da kullanımdaki camera lucidanın gravürüŞayet beyaz kâğıt kullanılıyorsa, sahnenin olduğu kağıda görüntü bindirmesi sahneyi temizleme eğilimindedir, bu nedenle görüşü zorlar. Camera lucida ile çalışırken siyah kâğıt kullanmak ve beyaz kalem ile çizmek faydalıdır.
Camera lucida hâlâ bulunabilmektedir, fakat çok bilinmez ve geniş çapta kullanılmaz. Daha birkaç on yıl önce, mikroskopistler tarafından kullanılan standart bir araçtı. Yakın geçmişe kadar, fotomikrografiler çoğaltmak için çok pahalıydı. Bundan başka, çoğu durumda mikroskopistlerin belgelemek istedikleri yapıların açık illüstrasyonlarını çizmek mikrografi yöntemi ile yapmaktan daha kolaydı. Böylece, kitaplardaki ve araştırma kâğıtlarındaki çoğu rutin histolojik ve mikroanatomik illüstrasyon fotomikrografi yerine kamera lusida çizimleriyidi.
Camera lucida ismi (Latince “aydınlatılmış oda”) açıkça eskiden çizime yardımcı alet olan kamera obscurayı (Latince “karanlık oda”) anımsatmak için seçilmişti. İki araç arasında görsel benzerlik bulunmamaktadır. Camera lucida özel aydınlatma istemeyen hafif ve taşınabilir bir alettir. Camera lucidadan herhangi bir görüntü yansıtılmaz.
En basit biçimiyle camera lucidada, sanatçı 45 derece eğilmiş yarı-gümüşlenmiş bir ayna üzerinden çizim yüzeyine bakar. Bu çizim yüzeyinin doğrudan görüşünü ve sahnenin yansımasını yatay olarak sanatçının önüne bindirir. Alet genellikle, zayıf negatif lens içerir, sahnenin sanal görüntüsünü çizim yüzeyi ile yaklaşık aynı uzaklıkta oluşturur, bu sayede her ikisi de iyi odaklama ile aynı anda görünebilir.
Wollaston camera lucidanın optik yapısıİlk Wollaston camera lucida, sağdaki şekilde gösterildiği gibi, ayakta duran bir prizma kullanmaktadır. Doğrudan ve yansıyan sahneler aygıt düzenlerek üst üste bindirilir, böylece E’nin gözünün gözbebeğinin yarısı doğrudan prizmadan görür, P çizimin tamamını görebilir. Diğer yarısı nesnenin ayakta duran görüntüsünü ABCD prizmasının her iki tarafında görür. L ve/veya L’ lensleri görüntü yüzeyinin ve nesnenin görsel uzaklıklarını eşitler.
Fotoğraf konusunda öncü olan William Fox Talbot, 1833′de İtalya’da balayındayken taslaklarını çizmek için camera lucida kullanmıştır. Daha sonra bu “doğal görüntülerin kalıcı baskılarını” arama isteğinde başarısız olmasını, çalışmalarında hayal kırıklığına uğrattığını yazmıştır.
2001′de, ressam David Hockney kitabı Secret Knowledge: Rediscovering the Lost Techniques of the Old Masters ile tartışma yaratmıştır. Kitapta Ingres, Van Eyck, ve Caravaggio gibi geçmişin büyük ressamlarının araç kullanmaksızın elle çizmediklerini ve görsel aletlerden yararlandıklarını özellikle gerçek görüntüleri yansıtan çukur aynadan yararlandıklarını iddia etmiştir. Kanıtını tamamen çizimlerin karakteristiklerine dayandırmaktadır. Çalışması teknik ressamlıkta görsel aletlerden yardım alma konusunda yeni ilgilerin doğmasına yardımcı olmuştur.
Sik
ben 18 yaşında bir gencim ve sexse düşgünüm dür neyse bizde kalan ünüversiteli bir kızz kalıyordu ve ben ona çok azardım onu düşünerek 31 çekerdim sütüyenini külotunu felan alıp koklardım ve 31 çekerdim neyse birgün çok azmışım eve geldim ve kimse yoktu tek o vardı sınavlara hazırlanıyordu ve ben de baktım uzanarak çalışıordu bende yanına yatıp birlikte çalışıyorduk ama elim götğne felan değiyordu benim masgotta değiyordu ben azdım ve benim masgot kalktı ve ne olyoz felan dedi bende bişe yok dedim var var dedi bende evet dedim sana çok azıyorum dedim neden bana söylemedin dedi hadi gel boşaltayım seni dedi bende birden yapıştım dudaklarına nese 69 pozisyonunnu aldık ve ben kalktım bakireydi domalttıp direk girdim ama benimkide 20 cm felan oluordu malum hemen hemen her gün çekerdim neyse girdim bunun amına ve bi inledi ortalık hemen ahzını kapattım ve ama çalışmaya başladım git gel ve kan geldi artık bakire değildi ve ppatlamaıştı ikimizde yorulduk ve üstüne yattım bir kaç dakika kadar ondan sonra yan çevirip ayaklarını çektim ve yandan girdim amına ve götten gircem dedim yok dedi kaçmaya başladı yeter dedi bende gelburaya dedim yakaladım ve sıkıştırdım bi çırpıda domaltıp yarrahımı vazelin sürdüm ve göte girmeye çalıştım ve götü kocamandı zaten deliğe dayadım masgotu bi iteledim girmedi ve ikinci itelemede başı girdi ve hızlı şekilde iteledim hepsi girmişti artık ayşe bayılmış gibiydi bağıra bağıra hal kalmamıştı ama tabikide o zevk anlatılamaz yaşanır bir kaç gel gitten sonra yüzüne boşaldım ve bitti o güzel seximiz oda zaten sınavlarını verip gitti
Komşularla Sikiş Video
Merhaba ben şuan 29 yaşındayım. 18 yaşımda başımdan geçen ve tam 4 yıl süren bir hikayeyi anlatmak istiyorum. karşı komşumuzla çok samimiydik. yıllarca aynı binada oturduk. ben ellerine doğmuştum. sonra büyük oğullarını evlendirip kendileri başka bir semte taşındılar. büyük oğlu 30 karısıda 27 yaşlarında filandı. adı zeynep di. zeynep balık etinde harika bacakları olan biriydi. biz ailecek zeynep lede samimi olmuştuk. bir çocukları olmuştu. ben sürekli oraya gidip çocukla oynuyordum. bu da zeynepin işine geliyordu. ben çocuğu oyalarken o da ev işi yapıyordu. zeynep sürekli evde etek ve ten rengi kilotlu çorap giyerdi. onun bacaklarını seyretmek çok hoşuma gidiyordu. bazen kiloduna kadar görüyor eve gidip onu düşünüp mastürbasyon yapıyordum. bir gün eşi cenaze nedeniyle 1 haftalığına şehir dışına çıktı. oda anneme gelip benim onlarda kalmam için izin aldı sebepte yanlız kalmaktan korkmasıydı. annemde tabi kalır merak etme dedi. akşam eve geldim yemek falan yedim sonra annem hadi oğlum zeynep korkuyordur gitde orda televizyon seyret dedi. ben gittim oturduk sohbet falan ettik. kızı uyuyordu. üzerinde sütlü kahve bir etek diz hizasında, dar bir bluz ve ten rengi kilotlu çorap vardı. bende ise eşofman vardı ve bacaklarına baktıkça sertleşiyordu aletim. sohbet sırasında konu kızlara filan geldi. bana kız arkadaşım olup omadığını sordu. neler yaptığımızı sordu. bende sinemaya falan gidiyoruz dedim. hiç öpüştnüzmü dedi. bende hayır dedim. ben iyice tahrik olmuştum. aletim sertleşmiş eşofmandan belli oluyordu. yanıma geldi aletin yaşına göre baya büyükmüş dedi. ve birazdan olacakları kimseye söylememi istedi. elini eşofmanımın içine soktu ve aletimi okşamaya başladı. ben salaklaşmıştım. sende bacaklarımı okşayabilirsin bacaklarımı seyrettiğini biliyorum dedi. ve dudaklarımı yalamaya öpmeye başladı. ben bacaklarına dokundum harikaydı. çorapların üzerinden baldırlarını okşuyordum ve çok kısa bir sürede ellerine boşaldım. sonra doğruldu çok acele cisin dedi. ama bu ilkti ne yapabilirim. eşofmanımı çıkardı sonra kilodumu çıkardı beni koltuğa oturttu ve önümde diz çöküp aletimi emmeye yalamaya başladı. bu çok güzel bişeydi. bende elimi bluzunun içine sokup göğüslerini okşuyordum gözlerim kararmıştı. kalktı yanıma oturdu ve bluzunu sıyırıp göğüslerini yalamamı bacaklarını okşamamı istedi.ben ellerimi eteğinin içine sokup bacaklarını, bacakarasını okşuyor bir yandan da göğüslerini emiyordum. oda beni yönlendiriyordu. uçlarını em yala diye.bacak arası nemlenmişti.hafifçe doğruldu çorabını dizlerine sıyırdı eteğine beline topladı ve amını yalamamı söyledi. ben eğildim acemice bir kaç dil attım o yine yönlendirmeye başladı. yukarı aşağı yana diye. mükemmel bir koku ve sıcaklık vardı. eliyle aletimi okşasa boşalacaktım.titriyordum. anladı ve beni ayağa kaldırdı. aletimi ğazına aldı ve ben ağzına boşalıyordum. hepsini yutuyordu. sonra oturdu bir sigara yaktı bende koltuğa uzanmıştım. biraz sohbet ettik. birazdan bana bir kadı nı nasıl becermem gerektiğini öğreteceğini söyledi. ve yerinden kalktı inik aletimi ağzına alıp yalamaya ve kaldırmaya başladı.sonra yanıma uzandı sırt üstü yattı bacaklarını açtı ve hadi gel üzerime dedi. eliyle aletimi tuttu ve yavaşça yüklendim . içim çok hoş olmuştu. sıcak, dar ve kaygan bir yere giriyordum. sonra yavaş yavaş gidip gelmemi söyledi ben hızlandıkça yavaşlatıyordu. ben sana ne zaman hızlanman gerektiğini söylicem diyordu. birazdan evet şimdi hızlan sik beni becer demeye başladı. ikimizde hırlıyorduk. kasıklarık onun kasıklarına çarpıyor ve sesler çıkıyordu. içine fışkırmaya başladım sırtımı okşuyor evet çok harika diye mırıldanıyordu. sonra kalktık ve yatak odasına gittik. üzerine gceliğini giydi bende kilodumu giydim ve sarılarak uyuduk. gece bir ara aletimde bişeyler olduğunu hissettim. evet zeynepin eli aletimi okşuyordu. ona doğru döndüm. öpüşmeye başladık. dili ağzımın içindeydi. bende aynı şeyi ona yapıyordum ve amını okşuyordum. yavaşça aşağı kaydı aletimi ağzına altı. dışardan gelen ışıkla aletim parlıyordu. sonra üzerimde ters döndü ve 69 pozisyonuna geldik. amını yalıyor parmaklıyordum. inliyordu. sonra diimi kıçına arkadaki o daracık deliğe sürtmeye başladım. bir an durdu. çok güzel görünüyor değilmi anüsüm dedi. evet harika dedim. o zaman yalamaya devam et dedi. deliler gibi yalıyordum anüsünü. emiyordum. acı bir tadı vardı. ama harikaydı. sonra elimle okşamaya parmağımı sokmaya başladım. zeynep inliyordu. bir dakika dedi ve ayağa kalktı. makyaj masasında bir kutu getirdi. şimdi bu kremden al ve parmağınla içime sür dedi. parmağımı kreme daldırdım ve içine sokmaya başladım. işaret parmağım dibine kadar girmişti. biraz daha kremle ve iki parmağını sok iyice genişlet dedi. bende iki parmağıma krem alıp yavaş yavaş soktum. arada bir beklememmi söylüyordu bir yandan da diliyle aletime vuruyordu. biraz sonra yastığı çekti ve üzerine yüzüstü uzandı. yastık karnını altındaydı. kalçaları yukarı kalkmış ve aralanmıştı.
bende kalktım bacaklarının üzerine oturdum. hadi aletini kremle sonra arkama bolca krem sür dedi. ben önce aletimi kremledim ve sonra anüsüne sürdüm . artık göt deliği açılmıştı iki parmağım çok rahat giriyordu. sonra elini arkaya uzatıp aletimi tuttu ve anüsüne dayadı. hadi bastır biraz dedi. biraz yüklendim kafası girmişti derin bir nefes aldı. şimdi bastırmadan üzerime uzan dedi. ama ben gelmek üzereydim kollarım bacaklarım titiriyordu. öylece bekliyordum ve o nefes alıp verdikçe aletim yavaş yavaş içine kayıordu. dibine kadar girmişti aletim. o da altımda kalçalrını yavaşça hareket ettiriyordu. hadi sik beni bağırt demeye başladı. ben birkaç kez gidip geldikten sonra içine boşalmıştım. içinde küçülmesini istedi. aletim içinde tık tık atıyordu. bu ilişkimiiz tam 4 yıl sürdü. haftada 2-3 kez sevişiyorduk. bana bildiğim herşeyi o öğretti. zeynep le yaşadıklarımıza daha sonra devam edicem.
Sevgilisininki Küçük Geliyor
Ben 26 yaşında özgür bir kadınım. Sevgilimle birlikte güzel cinsel tecrübeler yaşadık ama sevgilimin penisi ince ve küçük olduğundan beni çok da tatmin ettiğini söyleyemeyeceğim. O yüzden ben hep pantolan kabarıklığına dikkat ederim
Bir gün iç çamaşırı almak için bir mağazaya gitmiştim. Neredeyse mağazanın kapanma saatiydi. Yakışıklı bir tezgahtar vardı orada,bana kapatması gerektiğini ve başka zaman gelmemi söyledi. Ama pantalonun önünde gördüğüm kabarıklık başımı döndürmüştü ve ısrar edip mağazaya girdim En sexsi ve açık iç çamaşırını elime alıp nerede deneyebileceğimi sordum.O da bana kabinleri gösterdi. Bu arada başkası girmesin diye mağazanın kapısını kilitledi. kabinin kapısını kapatmadan soyunmaya başladım.Çaktırmadan beni gözetliyordu. Bende onun olduğu tarafa doğru eğilip kilodumu çıkardım..Deli olduğu her halinden belli idi. Kapının önüne gelip içer bakmaya başladı. Bende ona gülümsedim,direk içeri girip kalçalarımı avuçladı. kendine doğru kuvettlice çekip beni o o pantolon kabarıklığına yasladı. Demir gibi sert kocamandı.
Dayanamayıp fermuarını açtım ve elimi sokup o devasa aleti dışarı çıkarttım. En az 20 cm vardı Egilip ağzıma aldım ama sığmıyordu.. Sadece başını yalamaya başladım. Beni acele ile yere yatırdı bacaklarımı ayırıp içime doğru hamle yaptı. Tabi ki girmedi daha doğrusu sığmadı,ben ona yavaş olmasını söyleyip üste çıktım. ve yavaş yavaş içime almaya başladım çok acıtıyordu ama verdiği zevk bu acıya değerdi. ben sadece uç kısmında oturup kalkarken belimden yakalayıp yavaş yavaş tamamını soktu. anında bağıra bağıra boşaldım.. İçin sanki yırtılıştı..hızlandıkca her yerime değdiğini hissediyordum..Ben 3. kez boşaldığımda koca aleti içimden çıkarıp üzerime doğru fışkırttı.. Şimdi ne zaman canım çekse çağırıyorum beni birkere beceriyor bu bana 1 hafta yetiyor.
Ormanda Sikiş Video
Merhaba biz mehmetle lisede iken tanıştık ve ne olduysa o tanışmadan sonra oldu ilk önceleri masum öpüşmeler yaşıyorduk ama sonraları bu öpüşmeler sevişmeye dönüştü. yine böyle bir günde ormanda arkadaşlarla pikniğe gitmiştik. yemekler falan yedikten sonra herkes bir ağacın yada bir çalının arkasına gitti tabii bizde mehmetle. daha gider gitmez ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık Mehmet çok iyi öpüşüyordu bedenimden alevler fışkırıyordu. elleri tişörtümün içinde südyensiz göğüslerimde sortiler yapıyordu ve işte o anda bu güne kadar erkek eli değmemiş organıma mehmetin eli girdi klitorisimi okşuyordu. zevkten başım dönmeye başladı ve ilk orgazmı tattım ama bu beni kesmemişti daha fazlasını istiyordum Mehmet tişörtümü çıkarıp küçük sayılamayacak göğüslerimde dil darbeleriyle beni uçurmaya devam ediyordu ve işte o anda külotumu ve eteğimi sıyırdı ben işin ciddiyetini anlamış olmaz demeye başlamıştım çok istiyordum ama daha bakireydim ne olur yapma derken Mehmet çoktan kafasını amıma gömmüştü bile dili organımın içinde bir sik edasıyla beni beceriyordu kasılarak ikinci orgazmı yaşadım bende onunkine dokunmak yalamak istiyordum ve pantolonundan demir gibi sertleşmiş organını çıkarttım.
İlk defa bir erkek organı görüyordum yavaşça eğildim kokusu bir tuhaftı içimi gıcıklıyordu ve ağzıma ürkek ürkek almaya başladım bir dondurma gibi yalıyordum Mehmet te eğilip tekrar organımı yalamaya başlayınca zevkim ikiye katlanmış ve ben daha da tahrik olarak mehmetin sikini boğazıma kadar sokmuştum ancak yarısı sığmıştı ağzıma Mehmet boşalıyorum dedi ve ben daha ağzımdan çekemeden ağzımda sıcacık menileri dolmaya başladı tadı tuzlu idi ve ben kusacak gibi olmuştum Mehmet bir peçete uzattı ağzımı sildi ve yeniden bacak arama yöneldi ben yine tahrik olmuş iyice uçmuştum Mehmet birden göğüslerime yöneldi ve eliyle sikini amımın dudakları arasına sürtmeye başladı aman allahım bu inanılmaz bir şeyi bu zevk her şeye bedeldi yavaşça içime kaymaya başladı ve birden hafif bir acı hissettim artık kız değildim acı git gide daha da büyük bir zevke dönüşmüştü ve ben ilk defa böyle bir şeyin yaşamanın tadını çıkarıyordum. birkaç dakika Mehmet gidip geldikten sonra ben ve Mehmet aynı anda kasıldık ama bu sefer Mehmet kendini çekmişti içimden çıkarak göbeğime boşaldı inanılmaz bir olay diye düşündüm . giyinip oradan uzaklaştık ve fırsatını nerde bulduysak sinemada okulda ve hatta bir akşam bizim evde inanılmaz şeyler yaşadık sonra hiç olmayacak bir sebep yüzünden ayrıldık ben sonra evlendim ve bir oğlum oldu kocam Ertan hiçbir şeyi bilmiyor ama ben mehmetle geçirdiğimiz o günleri hayal ederek kocamla her akşam sikişiyorum
Mahalledeki Kadın
Mahallimizde harika vücudu ve mükemmel füzeleriyle bızı ayak da boşaltan Nebahat isminde bir kız vardı.her neyse bir gün bunu otobuste gördüm .otobüs tıklım tıklım doluydu ve hemen onun yanına gittim.hemen arkasına doğru yerleşmeye başladım yavaş yavaş harika ve tas gibi olmuş sikimi sürttürmeye başladım.bir anda arkasına dondu.ve bundan zevk almış gıbı bir sesle ne yapıyorsunuz dedi. bende ona seni istiyorum dedim. ben sürtmeye devam ederken oda bir anda elini sikime doğru attı ve yavaş yavaş okşuyordu sikim bır anda daha bır şahlandı.bole yarım saatlik yolu gittik. evleri bızım eve cok yakındı ve ben penceredeyken beni evine davet etti.
Evının ustu ınşaat halındeydı.bende hemen ıcımdekı o şehvet duygusuyla kendımı orda buldum.evde ailesenın oldugunu ve benım yukarı çıkmamı ıstedı bende çıktım ve 5 dk sonra geldi.çılgınlar gıbı öpüşmeye başladık.ben onu tuğlalı duvara doğru ittim.bacaklarını belime doğru kaldırdı ve onu havaya kaldırdım ve boğazını yalamaya başladım bır sure bole devam ettıkden sonra benı bırak dedi ve bana hıç bır şeye karışmamamı ıstedı.bende onu bıraktım.hemen egılerek pantolonumu ındırdı ve şahlanmış olan aletime ağzına aldı ve sankı 40 yıldır bu ısı yapıyormuş gıbı mükemmel bır sekılde yalamaya başladı ben artık zevkten olecektım sonra bunu eteğının altından o güzel kalçalarını ellemeye başladım.ve sureklı basımı aşağıya ıtıyor ve onun o mükemmel elmas madenını yalamamı ıstıyordu.ve külotunu hafif hafif cıkarttıkdan sonra yalamaya başladım atık oda zevkten oluyordu ve bunu domaltıp arka taraftan yerlestırmek ıstedım ama alamıyordu.ıyıce zorladım ve yüksek sesle bağırdıktan sonra şahlanmış olan sikim ıcıne gırmıstı.butun gücümle bastırıyordum ve oda bütün gücüyle daha hızlı daha hızlı diyordu ve bende daha hızlı bastırıyordum.tam boşalırken sikimi çıkarttım ve yere uzandım benim uzerıme ters oturdu ve arka tarafından almaya çalıştı bunu yapmayı çok ıstedigımı soyledım ve gercekleşıyor dedi.ama çok zorlandı ama almayan basardı.kısa bır zaman sonra bütün gücüyle zıplıyordu uzerımde bu sefer ben duruyordum daha hızlı daha hızlı ve sonun da mükemmel an geldi ve ben içine boşaldım ve bır anda onun da gevşediğini ve kendinden geçerek boşaldığını hissettim mükemmel bir duyguydu.bundan sora her zaman beraber olmaya başladık ve grup yapmaya başladık
Sıra Altı Video Sex
Benim adım tayfun şu an 19 yaşındayım size anlatacağım hikayenin kahramanı pınar o zamanki görünümü pek aklıma gelmiyor ama size şu anki görünümünü anlatabilirim 164-166 boyunda geniş kalçalı ince belli göğüsleri dolgun ve sıkı güler yüzlü siyah saçlı siyah gözlü bir kadın . bize komşu olarak taşındıklarında yeni evlenmişlerdi kocası tüccardı pınar o zamanlar 18 yaşındaydı benim annem ve babam tam gün çalışıyorlar bu yüzden okul çıkışların da sürekli babaannem gile gidiyordum kısa sürede annem ve pınar kaynaşmışlardı pınar gerçekten çok içten bir kadındı. okul başladı 2,3 ay sonra annem okul cıkışlarıda pınar gilde kalacağımı söyledi.ben başta itiraz ettisem de olmadı neyse ilk bir hafta hayatımın en sıkıcı günlerini yaşadım daha sonra yavaş yavaş pınarla kaynaşmaya başladık çok sevmeyede başladım her okul çıkışında koşa koşa eve gidiyordum onunda beni çok sevdiği belliydi okuldan geldiğimde başlangıcı yemeğimi hazırlar yememe yardımcı olur sonrada beni dizine yatırı saçımla oynayarak sohbet eder okul olan olayları anlatmamı isterdi onun yanındayken zamanın nasıl geçtiğini anlamazdım.
her şey arkadaşımın okula getirdiği bir porno dergi ile değişti. ogunü hayatım boyunca hiç unutamadım. kadınlar ve erkekler ne yaptıklarını anlamam baya uzun zamanımı aldı. okuldan çıktım ve eve gittim pınar her zamanki gibi gülerek bana kapıyı açtı. mutfağa geçerken kendimi onun kalçalarına bakmaktan alamıyordum.mutfağa geçtik bana yemek hazırlamak için dolabı eğildi ve bir şeyler alırken bana tayfun üstten peyni çıkar dedi yanına kadar sokuldum iyice tahrik olmuştum aynı zamanda kendimden de utanıyordum ama içimde karşı konulamaz bir arzu vardı ve arzuma yenik düşerek ona penisimi hafiften kalçalarının arasına dayadım normalde bu önemsiz bi şeydi çunki genelde birbirimize çok temas ederdik. oda önemsemedi sofrayı kurduk yemek yedik ben bu arada onun yüzüne bakmaya utanıyordum yemek biterken bana ne olduğunu sordu.ben hiç falan diye geçiştirmeye çalıştıysam da olmadı.ve ona olanların hepsini anlattım ve dergideki kadınları onun gibi gördüğüm içi kendimde nefret ettiğimi söyledim hiç sesini çıkarmamıştı Ogün eve gidene kadar hiç konuşmadı yüzüne hiç bakmadım .akşam eve gittim.sonraki bi hafta pınarı hiç görmedim çıkışlarda baba annme gittim.bir akşam evde otururken kapı çalındı ve annemle pınar odama geldiler pınar yarın için bana cok güzel bir yemek hazıladıgnı söyledi ve gelemezsem küseceğini söyleyerek çıktı.o gün çıkışı dar ettim . bir saatlik gecikmeyle de olsa pınar
gile gittim mutfağa geçtik hala yüzüne bakamıyordum. yarım saat böyle geçtikten sonra yanıma geldi ve bir şeyler anlatmaya başladı ergenlik cinsellik falan ben hala yüzüne bakamıyordum çünkü ona penisimi arkasına sürttüğümü söylemiştim. çenemden tuttu kafamı yukarı kaldırı gözlerime baktı sanırım aramız da küçük bi problem var onu halletmeden hiç birşey eskisi gibi olayacak dedi ve once yüzümü sonra dudagımı optu elimden tuttu heşey onun kontrolünde idi beni yatak odasına goturdü fermafımı açtı pantolumu ve gomlegimi cıkardı ben tam bi şokta idim . sadece üzerimde külotum kalmıştı. sonra kediside soyundu sadece külot ve sudyenle kaladı elimi tuttu memesine goturdü okşamaya başladım kendide benim penisimi sıkıp sıkıp bırakıyordu penisim kalkmıştı ve zonkluyordu sonra sudyenını cıkardı sikimi memesine sürtmeye başladı 2.3 dakika sonra agzına aldı ve yavaş yavaş emme ye başladı bir iki kere agzına itti ve cıkardı penisimde mütiş bir kaşınma hissettim ve boşaldım ama ne oldugunu anlayamamıştım sonra beni yataga yatırdı banyoyo gidip temizlendi geldiginde penisim yavaş yavaş hareketlenmeye başladı külotunu çıkardı elimi tuttu ve amına sürttürmeye başladı ben hala ne oldugunu anlamakda güçlük çekiyiordum birden kalktı şeftalisi agzıma gelecek şekilde oturdu opmemi istiyordu istedeigini yaptım opmeye başladım nefis bi kokusu vardı içime çektim öptum yaladım agzıma tatsız ve renksiz bir sıvı gelmeye başlamıştı tam o sırada üzerimden kaltı ve sikimi dibiden kavrayıp amına sürmeye başladı ve baışı seftalısinin hizasına getırıp yavaş yavaş üzerime dogru gelmeye başladı ellerimi tutup kalçalarına goturdu avuçladım harıka bi duygu idi. girdigim yerin içi fırın gibi yanıyordu çok kaygan ve nemli bir yerdi 1.2 dakika boyle gidip geldikten sonra içine boşaldım bir süre yan yana yatakta yattık bukez gozllerinin tam içine bakıyordum. şu anpınaryanımda bu hikayeyi onunla birlikte yazıyoruz .
Ankara Havaları Sex
Sitenizi arkadaşlarımın tavsiyesiyle inceleme şansına sahip oldum. Çoğunun ufuksuz, sıradan ve duygudan yoksun, gerçekleşmemiş ve ucuz düş ürünü hikayelerden oluştuğunu belirtmeliyim… Ancak arada bazılarının incelenmeye değer olduğunu söyleyebilirim.Uzun zamandır yazıp yazmama arasında tereddütte kaldım. Aynı boyutta hisseden insanların da olabileceğini düşünüp, anımı paylaşmaya karar verdim. Duygusuz, ruhsuz bir seks, vitrinde sergilenen bir et parçasıyla beraber olmaktan öteye gidemiyor… Hepimiz yaşadığımız süre boyunca, şöyle yada böyle diye tabir edilebilecek birliktelikler yaşıyoruz. Ama içerisinde dizginlerinden koparılmış bir aşk varsa, beyninizin tüm hücrelerinde doyumu hissedebiliyorsunuz. Aşksız doyum sabun köpüğünden öteye gidemiyor. Gelelim yaşadığım anıya
1998 yılından başlayıp bugüne kadar uzanan anılar silsilesini kapsıyor aslında. Halen sürdürmekte olduğum mesleğimin Stajyerlik evresini tamamlamış ve meslek sınavlarına girmek için, kırk günlük sınava hazırlık kurslarına kayıt yaptırmıştım. Kışın bütün soğukluğunu iyiden iyiye hissettirdiği Kasım ayıydı. Cuma günü 7,5 saatlik bir yolculuktan sonra Mersinden Ankaraya gittim. Ankara daha da bir soğuktu. Kalın giysilerimle bir penguen den farksızdım. Çok kasvetli ve fazla gri bulmuştum Ankarayı. Planıma göre cuma akşamı Ankarada olacaktım ve Kızılayda bir otele yerleştikten sonra biraz gezip dolaşacaktım. Eşyalarımı yüklendiğim gibi yola koyulup kalacağım bir otel aramaya başladım. Kızılay bembeyaz kar altındaydı, kaldırımlar yer yer buzlanmıştı. Düşmemek için zor duruyordum ayakta. Nihayet güzel bir otel bulmuştum. Kayıt yaptırdıktan sonra odama çıkıp güzel bir duş aldım, üstümü değiştirdiğim gibi kendimi dışarıya attım. Soğuğa rağmen her yer çok kalabalık ve ışıl ışıldı!. Yollarda birbirlerine kartopu atanlar, birbirlerini Güven park a karların içine yatırıp şakalaşanlarla Ankara sanki kasvetini üstünden atmaya çalışıyor, gülümsüyordu. Tatlı bir huzur kaplamıştı içimi, kente ısınmaya başlamıştım. Bu sıcaklık karnımı acıktırmıştı. Büfeden ekmek arası döner ve yanına da ayran almıştım ki değmeyin keyfime… Açlığımı yatıştırdıktan sonra oturup bir-iki kadeh içebileceğim bir yer aramaya başladım. Sakarya caddesinde bir bara oturup havanın soğuğuna inat rakımı yudumlamaya başladım. 2 saat kadar sonra otele tekrar döndüm. Ertesi ve ondan sonraki gün oldukça yoğun geçecekti. Kurs sabah saat 08:00de başlayıp, akşam 18:00 de bitiyordu ve 40 gün boyunca her hafta sonu aynı şeyi yaşayacaktım. Döndükten sonra biraz Tv izleyip, biraz kitap okuyup uykuya daldım. Sabah kalkıp tıraş olup, duşumu aldıktan sonra güzel bir kahvaltı yaptım ve yola koyuldum. Hala kar yağıyordu, sokaklarda insanların bir yerlere yetişmek için gösterdiği tatlı bir telaş, arabalardan yükselen klakson sesleriyle Ankara güne hazırlanıyordu. On dakikalık yolculuktan sonra kurs yerindeydim. Kantine inip Nescafemi aldım ve saatin dolmasını bekledim. Henüz yeni yeni geliyordu insanlar. Kantin masalarında kızlar ve erkekler ayrı ayrı gruplanmış sohbet ediyorlar, birbirlerini tanımaya çalıyorlardı. bir şeyler okuyor, oyalanıyordum ve sonradan çok iyi dost olduğum bir sesle kendime geldim:
- Merhaba, günaydın.
- Merhaba
- Adım Ali, oturabilir miyim?
- Memnun oldum, adım Ulaş, buyurun lütfen.
Tanışma merasiminden sonra kurs salonuna çıktık. Sevecen, sıcak biriydi. Yerimize geçtik. Ankaradan tanıdığı arkadaşlarıyla tanıştırdı. Derken ders başladı. Hayatımızdaki en önemli şeyi gerçekleştirime ciddiyetiyle hocamızın anlattıklarını pür dikkat kesilmiş, hipnotize bir vaziyette dinliyorduk. 10 dk. Geçmişti ki kapı çalındı. Kısık, mahcup ve ürkek bir ses
- Özür dilerim, geç kaldım, girebilir miyim?
- Buyurun lütfen
Anfiyi topuklarından yükselen hızlı ve panik adımlama sesleriyle inleterek arka sıralardan birine ilişti ürkek ceylan yavrusu. Ders devam ediyordu. Nihayet 10 dk.lık mola. Aliyle kantine inip çaylarımızı alıp masalardan birine iliştik. Ali
in tanıştırdığı ve adının Özlem olduğunu öğrendiğim bir afet-i devran oturuyordu masada. Kahvaltısını henüz yapamamış, evden börek getirmişti. Sıcak ikramına dayanamayıp biz de ikramından bir parça aldık. Nişanlıydı Özlem; ama bakışları, edası, girişkenliği, rahat tavırları, ses tonuyla fazla çapkın biri olduğunu gösteriyordu. Yakınlaşmıştık. Espriler, sıcak diyaloglarla kahkahalar yükseliyordu masamızdan. Mizacım gereği, soğuk durmayı, çekimser kalmayı sevmem. Ortamdan olumlu elektrik aldıysam katılımcılığı severim. Isınmıştık birbirimize ama nişanlı olması bir yerlerde durmamı sağlıyordu. Fasılalarla devam eden ders aralarında birçok insanla tanışma şansım olmuştu. Masamız artık epey kalabalıklaşmıştı. Sıcak bir grup olmuştuk. Akşam için programlar bile yapılmaya başlanmıştı. Bir yerlere gidilecek ve eğlenilecekti. Özlem ve Ali yapıyordu programı. O gün için son dersti artık. Son arada, anfiye gelen bayanın kantinin en arka masalarından birinde ürkek, kendi halinde oturduğunu gördüm. Öyle güzel, öyle masum bir yüzü vardı ki saatlerce oturup izlenilesi bir tabloyu andırıyordu. Tepkisinin ne olacağına aldırmaksın yanına gittim, yüzünün yaydığı ışıktan kendimi alamıyordum. Aya inat yansıyan mavi bir ışık hüzmesi.
- Merhaba.dediğimde kafasını kaldırıp ürkek bir tavır ve ses tonuyla
- Merhaba dedi. Dokunsam kaçacaktı sanki.
- Adım Ulaş, sizin de bir adınız vardır umarım.
Yarı gülümser, yarı mahcup ses tonuyla,
- B. dedi.
- Rahatsız etmek istemem ama, katılmak ister misiniz bize?
- Yooo. teşekkür ederim, böyle daha iyi.
- Peki, siz bilirsiniz. Tekrar memnun oldum.
Masama döndüm ama Özlem bir yandan benimle sohbet ederken, diğer yandan göz ucuyla B.ye bakıyordu. Rahatsız olmuş gibiydi. Akşam ders bittikten sonra toplandık. Beni Özlem götürecekti gideceğimiz yere. Ali eve uğrayıp eşini de alıp öyle gelecekti. Aklım hâlâ “B.”deydi. Yolda Özlemle sohbet ediyorduk şuradan buradan. Derinliğime inen meraklı soruları vardı. Evli olup olmadığım veya bir sevgilim olup olmadığı türünden sorular. Çankayaya doğru ilerliyorduk. Özlemin nişanlısı askerdeymiş, 4 ayı kalmış dönmeye, yaza doğru evleneceklermiş. Babası Ankarada emekli olduktan sonra ailesi asıl memleketleri olan Kırklareli
e taşınmış. Üniversiteyi bitirdikten sonra Özlem babasının da yardımıyla Ankarada bir firmaya girmiş ve yıllar sonra müdür olmuş. Muhasebe müdürü Özlem. Özlem alımlı kız, Özlem güzel, Özlem fettan, Özlem yanardağlardan süzülen lav. Yakıp kavuruyor değdiği yerleri. Nihayet geldik programlanan yere. Oldukça şık ve güzel bir yer. Sohbet etmeye devam ettik, bir süre sonra Ali ve eşi geldi. Kendisi gibi Ali
in eşi. Sıcak, sarıp sarmalayan, sevecen mi sevecen bir insan. Çabuk kaynaştık. Yeme-içme faslı ağırdan alınıyor, demleniyorduk, gece uzayacak gibiydi. Harika bir müzik çalıyordu. Ali ve eşi dansa kalktılar ve ardından ben ve Özlem. Öyle sarılmıştı ki Özlem, tanımayanlar bizi sevgili sanırdı. Ali
in gözünden kaçmamış, liseden arkadaşı Özlem ve çok iyi tanıyor. Arada;
- Bu kıza dikkat et, baştan çıkarabilir seni demişti.
Ama kızın durdurak dinlediği yoktu, mesafeli yaklaşmama, henüz birkaç saatlik tanışmamıza rağmen fazla sokulgan davranıyordu. Göğüslerini göğsüme iyice yazlamış, sımsıkı sarılmıştı. Arada, bilinçli yaptığını kesinlikle biliyorum, göbeğiyle penisime baskı yapıyor, sallandıkça iyice sürtünüp tahrik olmamı sağlıyordu. İri gözlerini gözlerime dikmiş, tepkimi bekliyordu. Ateş basmıştı her yanımı. İstem dışı titriyordum. Yüzünde hınzır bir gülümseme vardı. Ama yine de dikkatli olmaya çabalıyordum. Gece bitti ve dönüyorduk artık, güzel bir gece yaşatmışlardı bana, sağolsunlar. Dönmek için arabalarımıza ilerlediğimizde Ali bu gece onlarda da kalabileceğimi bütün sıcaklığı ve dostluğuyla söylemişti. Özlem; bende de kalabilir dedi. Ama otele döndüm. Özlem beni buruk bir şekilde bıraktı otele. Ertesi gün görüşmek üzere vedalaştık. Sıcak bir duş ve güzel bir uykudan sonra Ankara
ın yine karlı yüzüne merhaba dedim. Yine aynı telaş ve ders faslı. Kurs yerine yine erken gelmiştim. Kantine indiğimde bir gün öncesinin geç kalmışlığını telafi edercesine bir masada sadece B.. otuyordu. Yanına gittim
- Merhaba, günaydın.
- Günaydın
- Hayırdır, dünün geç kalmışlığını telafi ediyorsun sanırım
- Evet, dün utandım biraz, ayıp oldu
- Çay içelim mi
- Ben alabilir miyim?
- İlk ben teklif ettim ama.
- Peki, şekersiz olursa sevinirim
- Baş üstüne Prenses hazretleri… gülümsedi, kısık bir tonla. Gün aydınlandı yüzünde ve gönlümde, çok güzel gülümsüyordu. Uçarak gidip aldım çayları
- Teşekkür ederim, zahmet oldu.
- Ne önemi var Prenses, emir kabul ederim.
- Estağfurullah ama bana Prenses demeseniz!!!!
- Bir Prensese başka türlü nasıl hitap edilir ki.
Gülümsedi yine, kısık kısık güldü. Gün yansıdı gönlüme, ışıklar içindeydim.Yavaş yavaş kursiyerler gelmeye başlamıştı. Özlem uçarak girdi içeri ama beni B.yle görünce yüzünün haritası değişti. Yavaş ve emin adımlarla masamıza geldi. Elinde folyoya sarılmış bir şey vardı, söze girdi
- Günaydın, rahatsız etmiyorum ya!!!
B. yine o bildik mahcup ve tedirgin yüz haline büründü. Sessizdi, bir şey söylemedi.Sözü aldım:
- Günaydın, gel, otur lütfen. Tanıştırayım sizi; B. bu da Özlem
Özlem baştan aşağı süzüyordu B.yi, B. rahatsız olmuştu, Özlem kendinden son derece emin, mağrur bir edayla kuruluverdi masaya. Derken hafifçe kalktı ve bana doğru eğildi ve iki yanımdan öptü;
- Dün geceden beri nasılsın?
B.
in yüzü değişti, ışığı sönmüştü sanki, karanlığa gömüldü.
- İyiyim sağolun, Aliyle beraber çok güzel bir konukseverlik gösterdiniz, çok teşekkür ediyorum, bunu unutmayacağım. Nişanlınla, ki kısmetse eşin olacak, Mersine geldiğinizde sizi ağırlamaktan müthiş keyif alacağım.Özlem belli etmemeye çalışıyor ama her halinden verdiğim cevaptan rahatsız olduğunu davranışlarıyla gösteriyordu.
- Kıymalı börek yapmıştım, belki kahvaltı yapmamışsındır diye düşündüm.
- Çok incesin, kahvaltı yapmıştım ama tabiki hayır demem.
Ali geldi bu arada, uykulu mahmuru gözlerle.
- Günaydın,
- Günaydın Ali, hadi buyur bak Özlem börek yapmış, soğutma.
- Valla kaçırmam, hanım erkenden gitti işe, kahvaltı yapmaya üşendim.
Yeniden kahvaltı faslı, ders derken öğle arasını bulduk. Özlemi iş yerinden çağırdılar, gidip dönecekti. Alide eşiyle yemek yemek için çıktı, davet etti ama kabul etmedim. Yalnız kalmıştım. B. yoktu ortalıklarda. Yakınlarda yemek yiyebileceğimiz bir yer aradım. “Harran Kebap Salonu”, neyin nesidir anlamadım ama bir şeyler atıştırmak gerekiyordu. İçeri girdiğimde B..de ordaydı, bir mükafattı sanki benim için. Yanına yaklaştım:
- Beklediğin kimse yoksa beraber yiyelim mi?
- Tabiki buyur lütfen, Özlem yok galiba!!
Dedi, ses tonu çok manidar ve iğneleyiciydi.
- Hayır, işe gitti.
Yemeklerimizi yedik ve bir saatlik arada sohbet edebileceğimiz kadar sohbet ettik. Yumuşamıştı. İlgilendiğimin farkına varmıştı. Hatta oradan ayrılırken muzipliğini takınıp şemsiyemi o almıştı ve tutmuştu bize. Buzlar erimişti. Özlem ve Ali gelmediler derse, beraber oturmuştuk aynı masaya. Yakınlaşmaya başlamıştık. Kursun o gün bitmesine yakın Ali ve Özlem beraber geldiler, B.yle dışarı çıkıyorduk. Biletimi alıp gece 24 e Mersine dönecektim. Özlem atıldı hemen:
- Akşam bir yerlere gideceğiz, hadi gidelim.B. yine en mahsun halini almıştı. Masum gözlerle bana bakıyordu.
- B.ye sözüm var, kusuruma bakmayın, onunla bir yerlere gideceğiz.dediğimde Özlem avını parçalamaya hazır bir panteri andırıyordu. B. gün aydınlığı yüzüne tekrar kavuşmuştu. Ama nezaketi de elden bırakmak istemiyordu.
- Sözleştiyseniz sizi alıkoymiyim, ben gidicem zaten dedi. Zaten sözleştiğimiz bir şey yoktu B.yle ama Özlemi atlatmak istiyordum. Bu durumdam Ali daha da keyiflenmişti.
- Hadi Özlem biz gidelim, onların programlarını bozmayalım.Özlem istemeyerek de olsa ayrılmıştı bizden, vedalaşarak ayrıldık onlardan ve B.yle yürümeye başladık.
- Neden programımız olduğunu söyledin, program yapmamıştık ki.
- Ne yani, demek benimle program yapmak istemiyorsun, demek beni bir Prensesle program yapmaktan alıkoyucaksın!!!
- Ya hayır öyle değil ama sözleşmemiştik.
- Tamam işte, şimdi sözleştik, istemiyor musun yani?
- Olabilir ama ben de Konyaya gidicem, fazla vaktim yok.
- Olsun, vaktin olduğu kadar. Hemen sıkıldın mı yani benden, istemiyor musun beni?
- Yo öyle değil!!!
- Tamam o zaman gidiyoruz
- Nereye?
- Çıldırmaya.
- Ama lütfen geç kalmayalım
- Emirdir Prenses. Demek ki eğlenilecek ve Prenses geç kalmayacak.
Gülüştük ve Çankayada keyfimize göre bir yer bulduk. Gözlerimi artık alamıyordum ondan, gözüm başka bir şey de görmek istemiyordu. Dünyam o olsun istiyordum, bütün hayatım onunla dolsun istiyordum. Israrlarımla iki kadeh şarap içmişti, yanakları al al olmuştu, şişede kalan şarap daha da kıskanmış B.
in yanaklarını. Kadehimi yanağına doğru uzattım.
- Sence hangisi daha kırmızı?
- Ayyy. inanmıyorum, çok mu kızardı?
- Öyle yakışıyor ki. Lâlin gerçek tonunun bu olması gerekiyor. Ama hangi ressam bu tonu tutturabilir ki. Tanrı bile övünmüştür şimdi kendisiyle. Gün yüze lâl yanak.
- Utandım.. Gece bitmesin istiyordum, prangayla bağlanmıştım adeta ona. Nasıl olabilirdi, bu kadar kısa sürede, nasıl, nasıl, nasıl.
- Kaçta kalkıyor otobüsün
- 22de, saat kaç
- 21
- Gidelim mi?
- Gitmesek olmaz dimi?
Gülümsedi yine, gülümsedikçe ömrümden birkaç ömür yitiriyordum..
- Peki kalkalım..
- Her şey için çok teşekkür ederim, benim için çok farklı bir geceydi.
- Laf mı Prenses, ne yapabildim ki? Telefonunu almamda bir sakınca yoktur umarım, arayabilirim seni değil mi?
- Tabiki, ben de aliyım seninkini, telefonlaşırız ama telefonumu çaldırdığında rahat konuşamazsam anlayışla karşıla lütfen. Bizimkiler meraklıdır, fazla soru sorarlar.
- Demek ki Prenses esaret altında. Böyle bir güzellik korumam altında olsa ben de hassaslanır, kimlerin aradığını merak ederdim.
- Şımartma lütfen, abartıyorsun, ben Prenses değilim ama bizimkiler fazla meraklı.
- Ariycam seni Prenses
Telefon numaralarımızı verdik birbirimize. Otele uğrayıp eşyalarımı almam gerektiğini beni bekleyip bekleyemeyeceğini sordum. Geç kalıp kalmayacağımızı sordu. Geç kalmayacağımızı, en azından onu uğurlamak istediğimi söyledim. Kabul etti ve otele geldik, apar topar eşyalarımı alıp lobiye yanına geldim. Yola koyulduk, ama içim gitmesini istemiyordu, yol boyunca sohbet ettik. Terminalde onun biletini alıp peronlara geldik. İçim böyle göndermeye el vermiyordu. Çantalarımı yanına bırakıp 2 dk. beklemesini, sigaramın bittiğini söyledim. Peki, dedi. Konya arabasından bir bilet de kendime aldım. 2 saat daha görmek bile kârdı benim için. Ama o bunu bilmiyordu. Otobüsünün kalkış saati gelmişti, vedalaştık. Yerine kuruldu ve el salladı. El sallayıp yürümeye başladım, birkaç otobüsü geçtikten sonra arkalarından dolaşıp onun otobüsüne geldim ve muavine eşyalarımı verdim. Orta kapıdan içeri girip bir arkasındaki koltuğa oturdum. Beni görmüyordu. Derin derin dalmış uzakları seyrediyordu!. Mesaj yazmaya koyuldum.
- Prenses, şimdiden özledim seni Cep telefonunu aldı ve eli titriyordu, aradan görebiliyordum. Bir şeyler yazmaya başladı. Telefonumu titreşime almıştım. Mesaj geldi:
- Ben de, kendine iyi bak Prens inanamıyordum, galiba benden hoşlanıyordu. Otobüsün kalkmasına birkaç dakika kalmıştı, yeniden bir mesaj göndermiştim:
- Sana eşlik etmemi ister misin?
- Delisin sen, yapamazsın ki?
- Yaptım bile, arkana dön ve merhaba de. Arkasına döndü ve en gülümser ve en şok haliyle;
- inanamıyorum sana dedi ve oturup gülmeye başladı. Yanındaki kadın ikimize bakıyordu. Eğilip:
- Yapabiliyor muşum demek, galiba deliyim!
Yanındaki kadını yer değiştirmek için ikna edemedim ama olsun 2 saat daha görebilecektim. Şimdilik bu da yeterliydi. Yol kısa sürdü, bitmesin istiyordum ama bitti. Terminalde abisi ve babası karşıladı, alıp gittiler yüreğimden büyük bir parça kopararak. Bir sonraki hafta sonuna kadar nasıl bekleyecektim, zaman geçer miydi?
Onlar ayrıldıktan sonra indim ve Mersine dönmek için otobüs aramaya başladım. 02:00de araba vardı. Epey bekleyecektim. Hafızamda olduğu kadarıyla şiirler göndermeye başladım telefonuna. Müsait değildi sanırım, 01:30 gibi aradı gülümser ve sıcak tavrıyla. Deli olduğuma kanaat getirmişti artık, hala inanamıyordu onunla Konyaya kadar geldiğime. Sıcak ve sarmalayıcı bir sohbetti. Yarım saate yakın konuştuk telefonda ve sonrasında Mersine döndüm. Sabah uyanır uyanmaz artık ilk işimiz telefona sarılmaktı. Kırk yıldır hasret, kırk yıldır ayrı gibiydim onunla. Telefon yetmiyordu, sesini duymak yetmiyordu. Bir-iki gün içerisinde telefonda sevişmeye başlamıştık. Telefonla dokunabiliyor, mesajlarıyla tenini hissedebiliyordum. Bu şekilde onunla olmak acı veriyordu. Dayanamıyordum artık. Anlaştık ve Perşembe günü Ankarada olacaktık. Sürecin bu kadar hızlı ilerlemesi beni de korkutuyordu ama bir girdaba düşmüş gibiydim ve akıntıya bırakmıştım kendimi. Ne olursa olsundu. Sırılsıklam tutulmuştum çünkü, vücudumun kimyasını değiştirmişti ve aynı etkileşimi o da ifade ediyordu bana. Başka türlü bir şey de umurumda değildi. Beğeniyor, beğeniliyor ve yüceltiliyordum. Kaç erkek veya kadın yaşadığı bir beraberlikten dolayı kendini ayrıcalıklı hissedebiliyor. Bal gibi de ayrıcalıklıydım ve ona da ayrıcalıklı olduğunu hissettiriyordum. Perşembe zor geldi, bir ömür beklermişcesine zaman geçmek bilmedi. Çarşamba günü gece yola çıktım, Perşembe sabahı orda olacaktım. O da sabahtan İzmir caddesinde beni bekliyor olacaktı. Yol boyunca şoförün bütün silsilesine küfür ettim. Bana göre yavaş gidiyordu ve zaman geçmek bilmiyordu. Yola çıkmadan önce oteli arayıp ikimizin adına yer ayırttırdım. Nihayet Ankaradaydım. Servise binip İzimir caddesine geldiğimde gözlerime inanamadım. Benden önce ordaydı. Uçarak indim servisten. Öyle sarılmıştık ki, iki koca dağın, çölün suya hasreti gibi kenetlenmiştik. Kokusu bambaşkaydı, gün ışığıma kavuşmuştum. Binlerce öpücük konduruyordum yüzüne, alnına boynuna. Hâlâ utangaç ve mahçuptu. Yüzünü aldım avuçlarımın arasına, güneşi avuçlarımın arasında hissediyordum. Gözlerinde binlerce yıldız, sarmaya, öpmeye doyamıyordum. Eşyalarımı aldım ve otele geldik. Yukarıya çıkmak istemedi benimle, utangaçtı, ne kadar ısrar ettiysem nafile. Sorun değildi, yukarıya çıkıp eşyalarımı bırakım, ve çantamda onun için hazırladığım iki hadiye paketini alıp aşağıya indim. Lobide verdim birinci hediyesini, paketi heyecanla açtı ve ardından yüzünde güller açan bir gülümseme. Küçük bir ayıcık vardı kucağında, çok mutlu görünüyordu, uzandı ve sıcacık bir öpücük kondurdu dudaklarıma. Eşyaları hâlâ lobide yanımızdaydı, hazırlanıp hazırlanmayacağını sordum. İtiraz etmedi ve eşyalarını alıp yukarıya çıktı. Heyecanla onu bekliyordum, bir yandan da inanasım gelmiyordu, o artık sevgilimdi. Yarım saat kadar sonra indi lobiye, harika görünüyordu, saçlarını arkadan topuz yapıp toplamış, hafif bir makyaj yapmıştı. Üzerinde siyah ve şık bir manto, altında ince, dar boğazlı bir kazak ve altına da diz kapaklarına kadar uzanan dar bir mini etek giymişti. Gözlerimi alamıyordum, güneş gibi parlıyordu karşımda, ışıklar içerisindeydi. Çıkıp akşama kadar dolaştık dışarıda, akşam için program hazırlamıştık. Gidip bir yerlerde baş başa eğlenecektik. Ayıcığın patisine dokunduğunda
- I Love You diyordu. Parmakları aynı ritme alışmışcasına sürekli dokunup duruyordu ayacığın patisine. Büyülenmiş gibiydi. Söze girdi:
- Biliyor musun? Sıkılmadan sonsuza kadar dinleyebilirim bu cümleyi.
Gülümsedi, gülümsedikçe gün devriliyordu gözlerinin akşamında.Kahvaltımızı yapıp uzun uzun hasret gideriyorduk. O da hâlâ inanamıyordu yaşadıklarına, ben alamıyordum gözümü yaydığı gün ışığına. Dışarı çıkıp saatlarce dolaştık, çocuklar gibi şendik. Akşam Kızılayda bir bara oturup beraberliğimizin tadını çıkardık. Harika bir müzik eşliğinde, belki de bize öyle geliyordu, saatlerce dans ettik. Kollarımda bir bulut kümesinin yumuşaklığını taşıyor gibiydim. Bu kadar duru, bu kadar beyaz. İnanasım gelmiyordu. Dans ederken fısıl fısıl konuşuyorduk:
- Biliyor musun? Bir erkekle daha önce yaşadığım en ileri şey ele ele tutuşmaktı. Şu an bir erkekle, kollarımda, sarmalamanın yetmediği erkeğimle koyun koyunayım.
- Biliyor musun? Gün ışığı bu denli hiç yakmamıştı benliğimi, bedenimi. Işığımsın, sebebimsin.
Başı omzumdaydı. Sıkı sıkıya sarılmıştı, tek vücut gibiydik. Hiç bu kadar içmediğini söylemişti, arka arkaya şarap kadehlerini bir bir yuvarlamıştı. Yanakları şarabın kızılına inat al aldı. Epey yarılamıştık geceyi ve sevgilim epeyce çakırkeyif olmuştu. Toparlandık, dönme vaktiydi artık ama çakırkeyf olmasına rağmen gecenin nasıl biteceğini biliyor ve tedirginliğini yansıtıyordu. Otel yakındı, öpüşerek, sarılarak usul usul kathediyorduk mesafeyi. Lobiden anahtarımızı alıp asansöre bindik. Ellerimiz, vücutlarımızın her noktasına temas ediyordu. Odamızın bulunduğu kata gelmiştik. Eğilip kucağıma aldım ve koridoru uçarcasına geçtik adeta. Anahtar elimdeydi, kapıyı açıp ayağımla ittim ve içeri girdik. Topuğumla kapadım kapıyı. Oda sokak ışıklarıyla, ben onun yüzüne baktıkça aydınlanıyordum. Usulca yatağa bırakıverdim ve yanına uzandım. Soluksuz kalmış gibiydik, derin derin soluyorduk havayı. Yüzünde, vücudunda dolaşıyordu ellerim. Gözleriyle bir şeyler anlatmak istiyor gibiydi. Adeta, daha fazla ileri gitmeyelim, bu kadarı bile benim için fazla, der gibiydi. Acemi, ama içten öpücükleri vardı. Uzun uzun öpüşüyorduk. En mükemmel mevsim meyvesinden bile alamayacağım tadları, dudaklarından alıyordum. Ama nafile, yavaş yavaş üzerindekileri çıkarmaya başlamıştım. Pardesösü, eteği, kazağı, ayakkabıları ve derken iç çamaşırlarıyla kalmıştı. Öylece bırakıp doğruldum yerimden. Mini dolaba ilerleyip şarap şişesini aldım. Merakla beni izliyordu yerinden yarı doğrulmuş şekilde. Mantarını açıp yanına geldim. Şişeyi dudaklarına uzattığımda suya hasret çöl gibi yudumlamaya başladı. Dudaklarının kenarlarından süzülenleri dilimle almaya başladım usul usul. Ardından şişeyi doğrultup birkaç yudum aldım ve başucumuzdaki komodinin üzerine bıraktım. Dadaklarımız kenetlendi önce, alev parçası dudakları dudaklarımın arasındaydı. Artık hiçbir şeyi umursamıyor gibiydi, rahatlamıştı. Kıvranıp duruyordu kollarımda. Ellerim, pürüzsüz bacaklarında, kadifeden yumuşak vücudunda dolaşıyordu. Kazağımı ve fanilamı çıkarmama yardımcı oldu, üstüm çıplaktı ve üzerine çekmişti beni. Vücuduna vücudumla dokunmak tamamen beni baştan çıkarmıştı. Sütyenini çıkardım, harika ve dimdik göğüsleri vardı. Uçları yüzüme dönüktü, bir yandan boynunda dilimi gezdiriyor, bir elimle göğslerini avuçluyordum. Avucumdan taşarcasına iriydiler. İşinde mükemmeliyetçi bir heykeltıraşın elinden çıkmışçasına kusursuz bir vücutla karşı karşıyaydım. Dokunmak yetmiyor, öpmek bir o denli eksik kalıyordu. Göğüslerine uzanırken elinin kemerimi çözmeye çalıştığını fark ettim. Pantolonumu çıkarıp attık bir kenera. Göğüsleri göğüs kafesimi zorlarcasına kenetlenmiştik. Vücudunun vücuduma değen her yeri, çıplaklığı yakıp kavuruyordu beni. Çılgınca öpüşüyorduk. Elimi külodunun yanından geçirerek aşağıya indirmeye çalıştım, çıkarmamak için itiraz etti. Tedirgin olmuştu. Çenesinin gamzesinden aşağıya, göğüslerine, göbek çukuruna inerek vücudunun her zerresinin tadını almaya çabalıyordum. Kasılıyordu. Göbeğinde dilimi gezdiriyordum, kadınlığının kokusu artık ciğerlerimin en derin noktasına kadar hissedilebiliyordu. Dilim külodunun üzeri ve kasıklarında dolaştığında yay gibi gerilmişti. İki elimle külodunu yanlarından çektiğimde artık itiraz etmiyordu. Bacaklarıyla yardımcı olarak çıkarmama izin verdi. Vajinasının o muhteşem kokusu daha da kesif bir hal alarak burnumdan ciğerlerime dolmuştu. Sağ ayak bileğini tutmuş ve usul öpücükler kondurmaya başlamıştım. Ayağının baş parmağı dudaklarımın arasındaydı, dilimi etrafında döndürüyordum. Yavaş yavaş ayağından yukarı dilimle hareket edip baldırlarına, diz kapağına ve bacağını kendime çekerek kasıklarına ulaşmıştım. Ensemden ve saçlarımdan sıkı sıkıya kasıklarına bastırıyordu beni. Kesik iniltileri yayılıyordu odaya. Kasıklarının etrafında dolaşıyordu dilim, sonra vajinasının çevresinde. Tüylerinin yeni temizlendiği belliydi, klitorisi şişmeye başlamıştı. Usulca dilimi etrafında gezdirmeye başlamıştım. Sonra bacaklarını geriye çektirip yavaş yavaş yanlara doğru açtırmıştım. Bir kolum kavis çizmiş şekilde göbeğinin üzerindeyken parmaklarımla vajinasının dudaklarını ayırmış, diğer elimle külodumu çıkarmış ve ardından göğüslerini okşamaya başlamıştım. Yavaş yavaş dilimi vajinasının dudaklarında gezdirmeye başladım. Bu tat dayanılmazdı. Her türlü bildik tadı bastırmaya namzet, dayanılması mümkün olmayan bir tadtı. Titremeye başlamıştı. Kısık kısık çığlıklar atıyor, kalçasını ileri geri hareket ettiriyordu. Demek sevişmek öğrenilmiyordu, acemi olmasına rağmen kendisini içgüdülerine teslim etmişti. Titremeleri şiddetlenmeye ve ardından kasılıp kalmasına neden olmuştu. Kalçaları bir süre hareketsiz kaldıktan sonra yatağa düşmüştü. Bacak arasından yavaş yavaş dilimle göbeğine, göğüslerine ve oradan da boynuna doğru uzanmıştım. Penisim vajinasının hizasındaydı. Yüzünü avuçlarımın arasına alıp dudaklarından öpmeye başladım, baygın gibiydi. Penisimi bir elimle tutup vajinasının dudaklarının, o muhteşem ince çizgisinin arasında gezdiriyordum. Kalçaları yeniden hareketlenmişti. Penisim vajinasının üzerinde gezinirken, ıslaklığıyla kremlenmiş gibiydi. Yavaş yavaş penisimin ucunu o ince çizginin arasına yerleştirmeye başlamıştım, korkuyordu. Öpüşüyorduk. Hafif hafif ilerlemeye başlamıştım, yüzü acı çeker bir hal almıştı, öylece bıraktım. Kesik ve ince sesi yükseldi:
- Yeter artık, ne olacaksa olsun.Biraz daha ilerlemiştim, kaskatı kesildi, penisim prese alınmış gibiydi.
- Dayanamayacağım, çok acıyor, devam etmeyelim lütfen.
- Sabret birtanem, az kaldı, bitiyor artık Omuzlarımdan geriye itiyordu beni. Biraz daha yüklendim, canının çok acıdığı belliydi.
- Yapamayacağım, canım çok yanıyor, keselim artık.
- Bitiyor meleğim, biraz daha sabredersen acın sona erecek, emin ol.Bunu söylerken bir dağı iki kulağından ayırıp ortadan bölmüş gibiydi penisim. Azar azar ilerliyordu. Nihayet son durağa gelmiştik. Ağlar bir vaziyetteydi.
- Nolur yeter, canım çok yanıyor
Dudaklarından öpüp yüzünü avuçlarıma aldım:
- Kadınsın artık, bitti, kadınımsın.
- Ulaş, lütfen, bayılmak üzereyim, bırak lütfen deyip kenara çekildi. Yan dönüp bacaklarını karnına çekti, canının çok acıdığı belliydi. Kasıklarını, karnını avuşturuyordu. Arkasından yanına sokulup sarıldım:
- Meleğim, bitti artık, başardın, canın artık hiç acımayacak.
- Olmaz olsun böyle bitiş, komaya gireceğimi sandım, canım çok acıyor
- Hadi gel, sıcak bir duş sancına iyi gelir, rahatlatır seni.
Demek ha deyince olmuyormuş, bunu ilk defa yaşamıyordum, kadınlar mutlaka çok fena bir acıya katlanmak zorunda kalıyorlar. O esnada zevk yaşamaları pek mümkün görünmüyor. Zar zor yerinden doğrultarak duşa doğru götürdüm onu. Su sıcaklığını ayarladıktan sonra sifonu omuzlarından başlayarak vücudunda gezdiriyordum. Suyun sıcaklığı yavaş yavaş kasılmasını ortadan kaldırmış, rahatlatmıştı. Sifonu kasıklarında dolaştırıyor, bir elimle de masaj yapıyordum. Su zerrecikleri bir mermerden aşağıya kayar gibi süzülüyor, göbeğinin üzerinden kasıklarına doğru akıyordu. Gevşemiş, rahatlamıştı.
- Devam et lütfen iyi geldi.Diyordu, eliyle kasıklarına masaj yapan elimi iyice bastırıyordu. Gözü hala kaskatı yerinde duran penisimdeydi.
- Seni tatmin edemedimDerken yüzü hüzünlü bir hâl almıştı. Neredeyse ağlayacaktı. Küvetin kenarına oturmuş, başı önündeydi. Bacaklarının arasından süzülüp pembeye dönüşen suya bakıyordu.
- Artık bir kadınım
- Evet … Sonra dönüp yukarıya yüzüme doğru baktı ceylan gözleriyle
- Senin kadının
- Tamamen benim kadınım. Ama bitmedi, şimdi kadınlığının tadını çıkarmaya başlıycaksın.
- Yine mi aynı acı, ama canım çok yanıyor, devam etmesek olmaz mı?
- Artık yanmıycak, geçti artık, göreceksin.
Havluyu alıp, usul usul kuruladım onu. Ardından o da beni. Elinden tuttum, odamıza yöneldik. Yatağın kenarında ayaktaydık. Belime sarılmıştı, penisim göbeğiyle göbeğim arasında kalmıştı. Uzanıp dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Göğüs uçları göğsüme saplanmak istercesine zorluyordu. Yavaş yavaş yatağa uzandık. Kulak memelerini emiyor, dilimi kulağının etrafında gezindiriyordum. Eli penisime uzanmış, avucunun arasında ileri geri hareket ettiriyordu. Nabız gibi atıyordu penisim. Omuzlarını öpüyor, aşağıya göğüslerine iniyordum. Ardından dilimle ve dudaklarımla vücudunda kavisler çizerek aşağıya inip kasıklarına ulaşmıştım. İki elimi kalçalarının altına koyduğumda bacaklarını iki yana aralayıp arzuyla kadınlığını bana uzatmıştı. Kalçaları yumuşacık ve eriyecek gibiydi avuçlarımın arasında. Dilim kasıklarının arasında, vajinasının üstünde, göbek çukurunda dolaşıyordu. Kalçaları yine dans etmeye başlamıştı. Klitorisini dudaklarımın arasına alıp sulu bir şeftaliyi emer gibi emiyordum. Ellerimi kalçalarından çekip bacaklarını omzuma aldım. İki yana iyice ayırarak dilimi vajinasının derinliklerine indiriyor, arada klitorisine küçük ısırıklar atıyordum. Çıldırmış gibiydi, başımı iyice bastırıyordu kasıklarına. Vajinası iyice sulanmış, tadı emsalsiz bir hâl almıştı. Birden doğruldu yerinden ve:
- Bana oral seksi öğret lütfen, ben de sana aynısını yapmak istiyorum, bütün sınırları zorlayalım lütfen. Sevgilime en güzel anları yaşatmak istiyorum.
- Peki, kendini bana bırak o zaman.
Altmışdokuz pozisyonuna geldik yatakta. Kalçaları yüzümün ortasındaydı, biraz daha eğilmesini sağlayıp iki elimle kalçalarını ayırdım. Penisimi kökünden yakalayıp usul usul ucunu öpüyordu. Yönlendiriyordum onu.
- Dilini ucunda, etrafında gezdir, em onu.
Dediklerimi birebir yapıyordu. Vajinasını şimdi daha iyi yalıyor, derinliklerine daha rahat ulaşabiliyordum. Etrafında geziniyor, kalçalarının arasını, küçük noktasını yalıyordum. Çıldırmış Gibiydi. Penisimi deli gibi emiyordu. Kalçalarımla ona yardımcı oluyor, boğazının derinliklerine doğru ileri geri hareket ettiriyordum. Sanırım aldığım alkol, erken boşalmamı engelliyordu. Bir süre sonra onu ters çevirip kucağıma oturttum. Penisim göbeğime yaslanmış, vajinası üzerindeydi. Yerimden doğrulup dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Çıldırasıya öpüşüyorduk, acemi öpüşleri geçmiş, daha arzulu ve yakıcı bir hâl almıştı. Biçimli ve dolgun dudakları dudaklarımın arasında eriyor gibiydi. Öpmeyle doyulacak gibi değildi. Kalçalarını iki elimle yakalayıp penisimin üzerinde ileri geri hareket ettiriyordum. Ritmi anlamıştı. Bir şey yapmama gerek kalmaksızın kalçalarını kucağımda ileri geri hareket ettiriyor, penisimi vajinasının ince çizgisinin üzerinde gezintiye çıkarıyordu. Dayanamıyordum artık. Penisimi ucundan tutup vajinasının o kadife dudaklarının arasından yavaş yavaş içeri doğru hareket ettirmeye başladım. Kalçalarıyla bana yardımcı oluyordu. Şimdi daha rahat ilerliyordu penisim. Canı acımıyordu önceki gibi. Yarıya kadar gelmiştim. Bacaklarını alttan tutup kucağımda oturtup kaldırmaya başladım. Her kaldırıp oturtuşumda alt dudağını ısırıyor, inliyordu kesik kesik.
- Evet, sonunda oldu.
Dedikten sonra ellerimi çekip yavaş yavaş sonuna kadar oturmaya başladı penisimin üzerine. Tamamını almıştı içine, yüzü kaskatı kesilmiş, kesik kesik nefes alıyordu. Elleriyle göğsüme yaslandı sonra fısıltılı bir ses tonuyla kesik kesik ve inleyerek konuşmaya başladı. Nefesi ilk baharı tomurcukları açtırıyordu yüreğimin her yerinde, bahar oluyor, bahar kokuyordum:
- Bunu başarabileceğime inanmıyordum, korkutmuştu beni ama şimdi tamamı içimde.
- Hepsi senindir meleğim, tamamen seninim.
Yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı sonra. Penisim ucuna kadar vajinasından çıkıyor, sonra usul usul oturmasıyla derinliklerinde kayboluyordu. Baş parmağımla klitorisini okşuyor, ovalıyordum. Sonra ritmini biraz daha hızlandırıp ileri geri hareket etmeye başladı. Zincirinden koparılmış aç birer hayvan gibiydik. Göğüslerini avuçlarımın arasında eziyor, uçlarını küçük küçük ısırıyordum. Artık içgüdülerimiz yönlendiriyordu bizi. Hâlâ boşalamıyor, buna inanamıyordum. Hareketlerimiz iyice hızlanmıştı. Kucağımda deliler gibi hareket ediyor, penisim vajinasının kayganlığıyla hızla derinliklerine girip çıkıyor, çıkan ses iyice çıldırtıyordu beni. Sonra kucağımdan çekip, yatağın ortasında dizlerinin ve ellerinin üzerinde durmasını sağlayıp arkasına geçtim. Kalçalarının arasında penisimin ucunu vajinasının etrafında gezindirme başladım. İyice sabırsızlanmıştı. Usulca ucunu yerleştirdim, dudaklarının arasına, yavaş yavaş ilerledi penisim. Menzilini biliyor, kendinden emin ilerliyordu derinliklerinde. Sonunda tüm derinliğine kadar saplandı. Etrafımda binlerce yıldız dans ediyor gibiydi, bir cennet bahçesine dalmış gibiydim. Kalçalarımız artarak hızlanmaya başladı, ritmi öğrenmişti artık sevgilim. Harika sevişiyordu. Canı yanmıyordu, zevk alıyordu, tüm benliğiyle eşlik ediyordu. Göğüslerini okşuyordum bir elimle ve hızla sokup çıkarıyordum penisimi. Epeyce bir vakit geçmişti, zaman zaman yığılıp kalacak gibi oluyor, kasılıyor, vajinası penisimi kas katı kavrıyor, orgazmlar yaşıyor, artık yüksek sesle çığlıklar atıyordu. Doyamıyordum. Boşalmam çok fazla gecikmişti. Penisim içinde nabız gibi atıyordu. Yüzü koyun uzanmış, penisim içindeydi. Yatağın iki yanına ellerimi dayamış hızlı hızlı sokup çıkarıyordum penisimi.Testislerim kalçalarında şaklıyor, bu hem ona hem bana ayrı keyif veriyordu. Yüzü yastığa dayalı, bugüne kadar görmediğim farklı bir tebessüme bürünmüştü. Mutluydu sevgilim halinden, keyifliydi. Terlemiştik. Işıl ışıl parlıyordu vücudu, doyumsuz bir görünüm sergiliyordu bu haliyle. Alnında çiğ taneleri vardı adeta. Penisimi çekip vücudunu kendime doğru çevirip üzerine uzandım. Bacaklarını iki yana biraz daha ayırıp penisimi vajinasının derinliklerine ittim. Artık zorlanmıyordu. Yüklenmemle birlikte yine kasılmaya başladı, bir süre öylece kaldık. Vajinasından süzülen sıvıları kasıklarımda hissedebiliyordum. Onu deliler gibi öpüyor göğüs uçlarını emiyordum. Yavaş yavaş tekrar hareketlenmeye başladım. Penisim içine hızla girip çıkıyor, kalçalarıyla o bunu daha da hızlandırıyordu. Öyle hızlı hareket etmeye başlamıştım ki, bacaklarını belime iyice sarmalayıp elleriyle kendine iyice çekiyordu. Prangaya alınmış gibiydim. Gözümden şimşekler çakmaya başlamıştı, kasılmaya başladı tekrar öyle sıkı sıkıya kenetlemişti ki beni, penisim tümüyle içinde kaybolmuştu. Bu orgazmı diğerlerinden daha şiddetliydi. Vajinası penisimin etrafında kasılıp duruyordu. Kaskatı kesilmiş, gerilmişti. Göğsümü çok feci ısırıyordu, canım yanıyordu ama umurumda değildi. Bir süre sonra bacakları ve sırtıma doladığı elleri gevşemeye başladı. Usul usul hâlâ penisim vajinasında bir ileri bir geri hareket ediyordu. Dudakları dudaklarımın arasındaydı, dilini emiyordum. Bir süre sonra kasılmaya başladım. Hızla çıkardım penisimi içinden. Göbeğine doğru boşalmaya başladım. Bir yandan bana, bir yandan penisimden boşalan sıvılara bakıyordu. Şaşırmıştı. Ne yapacağını bilmiyordu. Kaskatı kesilmiştim. Yanına, köküne yediği son balta darbesiyle yıkılmış kavak gibi düştüm. Terden sırılsıklamdım. Penisimi okşuyor, bir yandan da beni öpüyordu.
- Buna inanamıyorum, neler hissettiğimi anlatamam, kelimelerle ifade edilecek gibi değil. Sımsıkı sarıldı sonra yan dönüp. Her tarafıma öpücükler konduruyordu. Komodinin üzerindeki peçetelerden alıp üzerini temizledim. İtiraz etti önce temizlememe, dokunup algılamaya çalışıyordu
- Seni tatmin ettim, bu benim için tarifsiz bir duygu şu an. İmzanı taşıyorum üzerimde.Bu tanımı hoşuma gitmişti. Beraber imzalarımızı atmıştık bedenlerimizin ötesinde benliklerimizin üzerine. Sonra üzerine boylu boyunca uzandı. Başını göğsümün üzerine koyup sımsıkı sarıldı. Muzaffer bir komutan gibi gururluydum. Sonra o muhteşem, güne inat yüzünü avuçlarının arasına alıp, dirseklerini göğsüme dayadı. Gözlerimin içine bakıyordu ceylan gözleri. Tarifsiz bir mutluluk ve tebessüm vardı dudaklarında ve yüzünde. Tarifsiz kokusu yayılmıştı odanın her yerine, inanılmaz bir kokuydu.
- Biliyor musun, seni daha önce tanıyamamış olmaktan dolayı çok şey kaybetmişim. Seni anlayamayacağın derecede, her şeyden öte seviyorum. Çok şanslıyım. Tarifsiz duygular yaşıyorum. Yüzünü göğsüme iyece yaslayıp, yüzünü, saçlarını okşamaya başladım.
- Bulutlara, yıldızlara dokunuyor gibiyim. Hayatıma girdiğin günden beri bir peygamber edasıyla dolaşıyorum ortalıkta. Daha önceleri nerelerdeydin? Seni seviyorum demek nereye kadar yeterli, ne kadar anlamlıdır ki!!!… Şimdi yaslandığın yer zehir zıkkım bir cehennem, eşkıya iniydi. Dokundun, cennet bahçesine çevirdin. Dilediğince hüküm sür. Var olmasını, çarpmasını dilediğin, istediğin sürece senindir.Usul usul inci taneleri dökülüyordu gözlerinden. Yanıma uzanıp sıkı sıkı sarıldı.
- Beni hep böyle sev, bırakma olmaz mı?
Alnından öpüp göğsüme iyice yasladım. Göz yaşlarıma hâkim olamıyordum. Koyun koyuna deliksiz bir uykuya daldık. Hiçbir zaman bu denli huzurlu ve mutlu uyuduğumu hatırlamıyorum. Sabah uyandığımızda yeniden tarifsiz ve emsalsiz bir sevişme yaşadık.Devamı mı? Daha sonra. Hâlâ devam edip etmediğini soruyorsanız, ayrıldık. Şaşırmayın, gerçekten ayrıldık. O şimdi evli ve bir çocuk annesi. Neden diye sormayın lütfen, epeyce vaktinizi aldım zaten!!!! Başka zaman devam etsek olmaz mı? Mail yazmak isteyenleri bekliyorum. Onunla yaşadığım diğer anılara gelince. Yazmaya çalışacağım mutlaka. Sevgiyle kalın.
Sahilde Video Sex
Yazın yaklaştığını gösterir güneşli bir günde Şile#8217;deydik. Sahilde ayaklarımı uzatarak kuma oturmuştum. Arkadaşım ise havlunun üzerine yüzüstü yatmış, uyukluyordu. Akşamdan kalmalığın ve gece kaybedilen enerjiyi telafi etmekten son derece mutlu kıpırdamaksızın yatıyordu. Kalkıp oturdu, gözlerini ovuşturdu… Bir süre sonra sıkılıp yana devrilerek başını kucağıma koydu. Böyle uyuklamayı seçti sanırım diye düşünürken, başını hafif hafif erkekliğime sürtmeye başlayınca yanıldığımı anladım. Etrafa bakındım, yakınımızda kimse yoktu ama elli altmış metre ötemizde insanlar vardı. Yine de kollarımla örtmeye çalışırken onun çoktan mayomu aralayıp beni ağzıyla uyarmaya başladığını fark ettiğimde tek yapabileceğimin, etraftakilere #8220;Yok bir şey… Oturuyoruz burada… Bir şey yapmıyoruz#8221; mesajları vermek olduğuna karar verip ufka çevirdim bakışlarımı. Arkadaşımın başı hızla inip kalkıyor, benim ise biri uyanacak diye ödüm kopuyordu. Sabırsızlıkla boşalmak istiyor, gecikip durması paniklememden başka işe yaramıyordu. Bir ara ağzını çeken arkadaşım tüm hınzırlığıyla #8220;Canı cehenneme, anlarlarsa anlasınlar… Kasılmaktan vazgeç…#8221; deyip tekrar yaptığı şeye dönünce, #8220;Ne olursa olsun…#8221; düşüncesiyle kendimi bıraktım ve bikinisini arasından elimi uzatarak göğsünü okşamaya başladım. Çok sürmedi boşalmam… Doğrulan arkadaşım dudağının kenarındaki bir damla spermi parmağıyla ağzına iterken en hınzır ifadesiyle bakıyordu. Yalnızca #8220;Bana borçlusun#8221; dedi ve sırt üstü havlusuna uzandı.
Denize girmeye karar verdiğimizde yaşayacaklarımızı planlamamıştık. Zaten ilişkimizi besleyen en önemli kaynak anlık kararlarla yaptıklarımızdı. Şile#8217;nin büyük dalgalarının kumu kaldırıp suyu bulamaç gibi yapmış olması deniz keyfimize engel olamazdı. Birkaç kere dalıp çıktık, biraz yüzdük… Sonunda durduğumuz yerde su göğsümüze kadar geliyordu, ama kimi dalgalar suya gömüyordu bizi. Keyifsiz gibi gözüken bu durumdan yararlanıp keyfini çıkartmaya ikimiz de aynı anda karar verdik. Ben onun dar bikinisinden elimi sokup poposunu kadınlığını okşamaya çalışırken o erkekliğimle uyarıp sertleştirmeye çalışıyordu. Arada bir bana bakıp hınzırca gülümsüyordu. Çok aşina olduğum bu yüz ifadesinin burada sevişeceğimiz anlamına geldiğini biliyordum. Bikinisi çok dardı. Ben mayomu biraz indirsem engel kalmıyordu, ama onun da benim gibi yapması bir işe yaramıyor, bacaklarını neredeyse hiç aralayamıyordu. #8220;Çıkartsana altını#8221; dediğimde ikiletmeksizin, eliyle omzumdan destek alıp çömelirken ağzına dolan tuzlu suya aldırmaksızın önce bir bacağını çıkarttı, sonra aynı şeyi diğeri için yaparak ötekini… Boynuma sarılarak kucağıma çıkarken erkekliğimi elimle yerleştirdim. Dalgalarla yükselip alçalıyormuş gibi davranarak birleşmenin tadını çıkartıyorduk. Suyun soğukluğunun boşalmayı geciktirmesini, yasak delme ve gizlilik heyecanı geçiştirdiğinden olacak aldığımız haz şaşırtıyordu bizi. Boşalmıştım… Başını omzuma doğru yaslamasından onun da rahatladığını anlamıştım. Neden sonra doğrulduğunda #8220;Aaa, bikinim yok#8221; diye çığlık atınca, şaşkınlıkla #8220;Nasıl yani… Nereye koymuştun?#8221; diye sorduğumda, #8220;Elimdeydi, düşürmüş olmalıyım…#8221; yanıtını verirken etrafa bakınıyordu. İkimiz de bunun yararsız olduğunu bilmemize rağmen bulamaca benzeyen suya dalıp bir süre arandık. Boşuna uğraştığımızı bilerek doğrulduk. #8220;Ne yapacağız şimdi?#8221; diye sorarken bakışlarıyla sahili tarıyordu. #8220;Sen bekle, gidip havluyu getireyim#8221; diyerek kıyıya yöneldim. Döndüğümde yüzündeki muzip ifadeyi görünce şaka yaptığını sanıp #8220;Buldun mu? Yoksa kaybolmamış mıydı? Beni mi işlettin?#8221; diye sorduğumda #8220;Saçmalama… Ne kaybolmaması, ne bulması. Düştüğüm duruma gülüyorum. Ver şu havluyu#8221; tepkisiyle havluya uzandı.O önde ben arkada kıyıya doğru yürümeye başladık. Su sığlaştıkça dalgaların savurup havalandırdığı ıslak havlunun kimi zaman bedeninin üst kısımlarına yapışması yüzünden açığa çıkan poposunu seyrediyordum ki #8220;Pis röntgenci, bakacağına örtünmeme yardım et#8221; diyen sesiyle seyri bıraktım. Meraklı birkaç göz uzaktan da olsa, denizden havluyla çıkmanın ne anlama geldiğini çözmeye çalışır bakışlarla bizi süzerken, biz gittikçe artan bir tempoyla katılırcasına gülüyorduk.Şile#8217;yi hep sevmişimdir.
Film İzlerken Video
Merhaba diyerek başlayayım acıklı hikayeme .Ben küçük bir kasabada tek katlı ,bahçeli bir evde anne ve babamla yaşayan 18 yaşında , güzelce bir kızdım. Çok küçük yaşta babamı kaybettiğimde annem bir süre evlenmemiş ama daha sonra… tek başına yaşamanın zorluklarına dayanamayarak üvey babamla evlenmiş . Ben , o korkunç güne kadar babamın üvey olduğunu bilmiyordum . O korkunç güne gelmeden , kasabada yaşadığım bazı şeyleri anlatmam uygun olur . Kasaba küçük ben de güzel olduğumdan buluğ çağına girip göğüslerim irileşmeye başlamasından itibaren çevredeki yaşlı genç tüm erkeklerin gözü üzerimdeydi . Tabii ki bu hoşuma gidiyordu ama derslere olan ilgimi de azaltıyordu . Bu nedenle ortaokuldan sonra okuyamadım .Eee, boş kalan insan ne yapar , hele de gençse sekse kafayı takar . Benim ilgim de bir atın kocaman sikini başka bir ata geçirmesine şahit olmamla başladı . Görüntü günlerce gözümün önünden gitmedi .İnsanların nasıl yaptığına kafayı takmıştım . Fakat bu merakımı nasıl gidereceğimi bilemiyordum . Bir gece bizimki gibi tek katlı evlerinde oturan 2 03 yıllık evli komşularımızı gece röntgenlemeye karar verdim Başımı örtüyle iyice kapatıp komşunun penceresinde menzilendim .Gece saat oniki0ye kadar oturdular. Daha sonra yatıp uyuduklarında umudumu kesip dönüyordum ki adam kadını sıkıştırmaya başladı . Kadın istemiyordu anlaşılan . Adam öfkeyle söylenerek kadını çevirdi ve önce kadınınkini sonra da kendi donunu çıkararak üstüne çıktı ve 5 dakikada tıslayarak kadının üstüne yığıldı. Benim için tam bir hayal kırıklığıydı . Atlarınki çok daha muhteşemdi . Ancak alışmış olacağım ki ertesi gün tekrar mevzilendim pencerenin önüne . Bu defa karşılaştığım manzara bambaşkaydı . Adam ayaktasırtı bana dönük dikilmiş ,kadın önünde çömelmiş ellerini adamın beline dolamış ileri geri hareket ediyordu .Bu çok hoşuma gitmiş elimi klitorisime indirmiştim bile . Adam kadını yukarı çekip öpmeye başladı .Daha sonra sırtüstü yere yattığında iki şeyi hayretle gördüm . İlk gördüğüm adamın aletiydi ki atınkinden geri kalır yanı yoktu . İkinci gördüğüm ise adamın kadının kocası olmadığıydı Adam mahallenin en serseri ,en kopuk oğlanıydı .Komşu kadın dünkü gibi değildi .Yerdeki adamın üstüne oturmuş deliler gibi hopluyordu .Alttan koca sikin girişini seyrederken dayanamamış elle orgazma ulaşmıştım bile. Ancak yine de oradan uzaklaşamıyor ,hem seyretmeye hem de oynamaya devam ediyordum .Omuzuma dokunan bir elle yerimden fırladım.Bakkalın genç oğluydu ,bana sus işareti yaparak oturdu yanıma .Korkmuştum.Beraber seyredelim diyerek elini omuzuma attı. Karşı koyamıyordum .Beraber içeriyi seyretmeye başladık .İçerdekiler iyice delirmişti .Kadın terbiyesiz kelimeler kullanarak adamı tırnaklıyordu .Adamsa kucağındaki kadını üstünde hoplatıyor , girip çıkan yarraktaki sıvılar ve vücutlarındaki terler sızan ışığın etkisiyle parlıyordu .Bakkalın oğlu çoktan elini memelerime daldırmıştı.Ben de çok tahrik olmuştum korkmasam oğlana oracıkta kendimi siktirecektim İçerdekiler işi bitiriyorlardı.Kadın adamın kucağına kenetlenmiş,adam kalça hareketleriyle ileri geri giderek boşalıyordu seslerinden anlaşıldığı kadarıyla . İş bitmişti ama kadın kalkmıyordu adamın kucağından . Belli ki bu kadın bu adama aşıktı ve kocasından nefret ediyorduBakkalın oğlu faaliyeti artırmış parmakları külotumun üzerinde geziniyordu .Kulağına eğilerek bakire olduğumu ama ellerimizle birbirimizi boşaltabileceğimizi söyledim .oğlanın bir eli mememde diğer eli amcığımın üzerinde bilinçsizce geziyordu. Dudaklarımızla acemice öpüşürken elimle oğlanın sikiyle oynuyordum. İkimiz de kısa sürede boşaldık . O yapışkan sıvıyla ilk orada tanıştım .Ellerim vıcık vıcık olmuştu .Eve gidip inceledim,kokladım ,sonra da sabunla güzelce yıkadım Bir süre komşuyu dikizlemeyi bırakmıştım ki bir gece silah sesiyle tüm mahalle dışarıya fırladık.Komşudan geliyordu sesler. Dikizlediğim komşu kadın ve sevgilisi çırılçıplak evden fırlamış kaçıyorlardı . Arkalarından eli silahlı koca koşuyordu ki ayağı takılıp düştü .Çıplak çift karanlıkta gözden kayboldu .Sonları ne oldu hala bilmiyorum ,zira kısa bir süre sonra bahsedeceğim o kötü olay meydana geldi ve ben de bir daha dönmemek üzere kasabadan ayrılmak zorunda kaldım .Babamla ilgili daha doğrusu üvey babam o olay yaşanmadan önce aramızda hiçbir sorun yoktu .Fazla yakınlık göstermezdi bana ama kötülük de etmezdi .Başına gelen iktidarsızlık illeti yüzünden oldu her şey . Bir gün uyumak üzereyken annemlerin odasından gelen seslerle uykum dağıldı.Yüksek sesle tartışıyorlardı ; Ben ne yapayım senin şeyin kalkmıyorsa Sus be kadın bağırma ,herkese duyuracaksın Benim ne suçum var Ne yap et kaldır,karım değil misin Kalkmıyoor,kalkmıyoor Başka adamlara veriyorsun orospusun sen Sus alçak herif iftira etme Boşayacağım seni Öldür istersen,öldür de kurtulayım Kızına söyleyeceğim öz babası olmadığımı ,öğrensin Sus , ne olursun sus , yalvarırım Donup kalmıştım.Bir yandan da dayak sesleri geliyordu.18 yaşımdaydım ve babamın üvey olduğunu yeni öğreniyordum.Korkudan odamdan çıkmadan sabaha kadar oturdum . Sabaha doğru dalmışım.Üzerimde dolaşan elin etkisiyle uyandım .Döndüm ,üvey babamdı.Ağzımı kapattı bağırırsam annemi de beni de öldüreceğini söyledi .İktidarsızlık bu iyi adamı ne hale getirmişti .Benimle sevişmek istiyordu .Annemin yaşlandığını kendisini uyaramadığını söylüyordu .Ses çıkaramıyordum .Memelerimle oynadı bir süre .Daha sonra pantolonunu indirdi .İlk defa bir erkek organını bu kadar yakından görüyordum .Aşağı doğru sarkık 7 0 8 cm bir şeydi .Elimle oynamamı söyledi . Elime aldım ama ne yapacağımı bilmiyordum hafif hafif sıkmamı söyledi .Dediğini yaptım bir süre ama bir değişiklik olmadı .Ağzıma alıp emmemi söyledi .Mecburen eğildim,ter kokuyordu ,biraz iğrendim uzak durdum ama kafamdan bastırarak ağzımdan içeri soktu . Ağzıma sokup çıkartmamı söyledi .En az yirmi dakika yaptım .Hafifçe büyüme olmuştu .Heyecanlandı ,sevindi .Beni sırtüstü yatırıp donumu çıkarttı .Çok korkuyordum .İlk erkeğim bu yaşlı üvey baba olacak , bu yarı kalkık sikiyle bana sahip mi olacaktı .Neyse ki siki biraz daha yumuşamaya başlamıştı ,bu yüzden girmiyordu.İçimden sevindim.Biraz uğraştıktan sonra girmeyeceğini anlayınca hışımla beni dövmeye başladı . Masanın üzerindeki vazoyu kaptığım gibi kafasına vurarak odadan çıktım .Koşarak evden uzaklaştım. Evden çıkıp delice koşarken kendimi şehirlerarası yolda buldum.Başka bir şehre gidecektim ,ama beş kuruş param yoktu .Akşama kadar dolaştım oralarda . Üvey babamın darbenin etkisiyle ölmüş olabileceği aklıma gelince iyice telaşlandım… Tekrar eve döndüm ve tek katlı evin penceresinden baktım . Köpek herif kafası sarılı vaziyette oturmuş sigara içiyordu .Tekrar evden uzaklaştım , bir daha dönmeyecektim .Saat gecenin 100u olmuştu .
Yolun kenarında beklerken yirmi metre ötede bir tır durmuştu .Şoförü inmiş beni çağırıyordu Çaresiz gittim . Nereye gidiyorsun Bilmiyorum Nasıl , bilmiyor musun , bu saatte burada işin ne ? Evden kaçtım Pekala bin bakalım , yolda anlatırsın Şaşkınlıkla bindim tıra . İçimden iyi bir adam olması için dua ederek her şeyi anlattım . Adam belki de iyiydi ama ne yazık ki abazaydı .Çünkü konuyu hemen sekse getirmiş ,üvey babamın sikini yalamaktan hoşlanıp hoşlanmadığımı soruyorduAnlamıştım niyetini .Küçük bir plan yaptım kendimce .Ağzımla hızla boşaltırsam kurtulabilirdim bu abaza ayıdan .Sabahkinden hoşlandığımı ancak onun çok yumuşak ve küçük olduğunu söylediğimde sikinin kazık gibi olduğunu ve bununla gururlandığını belli etti hemen . Hepsi öyle değildir diye sırıtarak elimi tutup önüne götürdü .Gerçekten de çok sert ve iriydi sabahkine göreDüğmelerini çözerek dışarı çıkarttım koca yarrağı .Hemen eğilerek yalamaya başladım . Bir yandan da 0 evet, bu ihtiyarınki gibi değil,muhteşem 0diyerek tahrik ettim .Aslında biraz hoşuma gitmedi de değil . Günlerdir birikmiş meniler ağzıma dolup taşarken heyecandan az daha kaza yapıyordu. Kağıt mendille ağzımı ve sikini temizleyip düğmelerini ilikledim .Birkaç saat sessiz durduktan sonra yeniden azmaya başladığı belli oludu.Kız sen sahiden daha önce biriyle yatmadın mı ?Vallahi yatmadım İnanmıyorum sana emerken hiç acemi gibi değildin Doğru söylüyorum Hayır,aç bakacağım Lütfen yapma Sadece bakacağım , bakireysen bir şey yapmam , ama değilsen. Yapacak bir şeyim yoktu .Gece yarısı bu herif beni öldürüp bir yere atsa kimse bulamazdı bile .Arabayı durdurdu , beni koltuğa boylu boyunca yatırdı .Külotumu çıkarıp bacaklarımı araladı Tır0ın kapısını açıp basamağa indi ve dudaklarını ayırarak incelemeye başladı el değmemiş amcığımı Soğuktan üşüyordum , titremeye başladım .Hakikaten de sik görmemiş bu amcık , ama taptaze bubiraz yalayayım hiç olmazsa Yalamaya başladı .Tecrübeli olduğu belli oluyordu .Üşümeme rağmen zevk alıyordum.Bacaklarımla kafasını sıkıştırarak boşaldım.Yamyaş olmuştu amım Ben bunu sikmeden bırakmam ,isterse hapis yatayım ,oohhh diyerek doğruldu ve pantolonunu çıkardıBen aniden kalkıp tırdan indim ve tarlaya doğru koşmaya başladım.Çıplak götüyle bir süre koştu arkamdan ama o haliyle daha fazla kovalayamayacağını anlayarak vazgeçti.0 Başıma bela açmadan git başımdan küçük sürtük 0 diyerek beni bıraktı ve yoluna devam etti.Postu deldirmeden ucuz atlatmıştım .Gece yarısı korkuyla yürüdüm şehre doğru . Hiç tanımadığım bu şehre vardığımda hava yeni aydınlanıyordu . Ne yapacağımı bilmiyordum .Aklıma uzak bir akrabamızın burada yaşadığı geldi,ama adresini bilmiyordum .Postanedeki rehberden adresini bularak evine gittim. Fakir bir aileydi .İki hafta kadar kaldım .Aslında bana iyi davrandılar ama onlara yük olduğumu düşünerek bir çıkar yol bulmak istiyordum .Mahallede tanıştığım işsiz bir gençle beraber İstanbul0a gitmeyi kararlaştırdık .
Çok kısıtlı bir parayla çıktık yola.Oğlanla birkaç kez öpüşmüştük ama daha ileri gitmemiştik .Otobüste gecenin bir yarısı olmuştu .Hemen hemen herkes uyumuştu . Ben de uyumak istiyordum ama oğlan hiç rahat bırakmıyordu .Elbette ben de gençtim , oynaşmayı çok istiyordum ama birisi görecek diye korkuyordum . Elini gizlice memelerime sokuyor , mıncıklıyor , kucağıma yatar gibi yapıp amımı karıştırıyor , acemilikten klitorisimi bir bulup bir kaybediyordu ama yine de boşaltmayı başardı beni . Ben ne olacağım diye tutturdu .Elimi pantolonundan içeri daldırdığımda titremeye başladı . Serseri çocuk ,değer değmez boşalmıştı Gece yarısı avuçlarıma dökülen ılık sıvı hoşuma gitmişti doğrusu . Çaktırmadan klitorisime sürterek bir süre oynadım . Çocuk bu boşalmadan bir şey anlamamıştı tabii , bu yüzden yeniden sıkıştırmaya başladı .İlla ağzıma almaya zorluyordu Nasıl olsa kimse görmüyor diyerek bende rahat davranmaya başladım Kucağına yatar gibi yapıp çıkardım sikini ve kolonyalı mendille temizleyip yalamaya başladım .Bir elimle de oğlanın menileriyle kayganlaştırdığım klitorisimi okşuyor ,otobüste ağır ağır zevkli bir yolculuk yapıyordum. Mayışmıştım biraz .Koltukların arasından karanlıkta siyah bir çift gözün ben izlediğini fark ettiğimde gözlerim fal taşı gibi açıldı .Adamın biri resmen bizi izliyor ve prezervatif geçirdiği sikiyle de otuz bir çekiyordu. Benim tempomu arttırmamla adam prezervatifinin uç kısmını dolduruverdi . Bizim gencin boşalmaya başlamasıyla ben de hafifçe titreyerek orgazm oldum .Artık iyice uykum gelmişti , ancak az önceki prezervatifli heriften çekindiğim için uyumaya korkuyordum .Ancak yağmurdan kaçarken doluya tutuldum .Arabada şoför değişikliği olmuştu ve yatmaya giden şoför kulağıma eğilerek ne yaptığımızı gördüğünü ,eğer kendisiyle yattığı bölmeye gelmezsem yolculara rezil edip otobüsten atacağını söyledi .Çaresiz gittim .Tabut gibi daracık bir yer , zar zor sığdık . Muavini kapıya bekçi koydu .İlla sikmek istiyordu .Ağlayarak bakire olduğumu anlattım . Zar zor ikna oldu ve sikinin ucunu önce emdirdi , daha sonra bir göğsümün ucuna dayayarak otuz bir çekti .On beş dakika tısladı ve sonunda boşaldı .Ter içinde kalmış ,bunalmıştım .Peçeteyle silinerek dışarı çıktım . Zor attım kendimi koltuğuma .Oğlan hala uyuyordu olanlardan habersiz .Bilse ne yapardı acaba diye düşünerek gülümsedim ve ben de uykuya daldım .Gözümü açtığımda araba terminale girmek üzereydi .Bizim oğlan hala uyuyordu .Onu da uyandırdım .
İstanbul0a gelmiştik . Başımdan şimdiden bir çok şey geçmişti ama ileriki günlerde işime çok yarayacak olan bekaretimi her şeye rağmen koruyabilmiştim .Bunun kıymetini o zaman henüz bilmiyordum .Bizim oğlanın İstanbul0da arkadaşlarının kaldığı bekar evini bulmak üzere bir dolmuşa binerek hareket ettik . Beraber geldiğimiz oğlanın arkadaşlarının kaldığı Zeytinburnu0ndaki küçük , bakımsız , dağınık bekar evine vardığımızda herkes uyuyordu daha .Küçücük evde beş kişi kalıyorlardı .Bağıra çağıra hepsini uyandırdı .Evlerinde bir kız görmeye alışık değillerdi ,utanmışlardı .Sadece benden değil yoksulluklarından ve pisliklerinden de utanmışlardı .Benim oğlansa onlara karşı gururlanıyordu benden dolayı gizli gizli. Beraberce çay,ekmek ve peynirden ibaret kahvaltımızı yaptıktan sonra dolmuşla oğlanların çalıştığı fabrikaya doğru yola koyulduk . Benim oğlan ve arkadaşlarından biriyle beraber müdürün yanına çıktık . Benim oğlanı sigortasız ve yarım maaşla bir süre çalıştırmayı kabul etti . Bana göre iş olmadığını ama istersem sekreter arayan bir arkadaşına gönderebileceğini söyleyerek elime bir kart tutuşturdu . Karttaki adrese gitmek için bizim oğlandan biraz para aldım . Nasıl gideceğimi tarif ettiler , ben yola çıktım , oğlan da işe başlamak üzere orada kaldı . Oğlanı son görüşümün bu olduğunu ne o , ne de ben biliyorduk o an . Gittiğim yer taksimde bir apartman dairesinin 5. katındaydı .Daha doğru dürüst asansöre binmesini bile bilmiyordum .Yürüyerek çıktım Söylenen adamı buldum ,konuyu heyecanlı ve ürkek bir şekilde anlatmaya çalıştım .Doğru dürüst konuşamıyordum bile . O halimle beni değil sekreter hizmetçi bile yapmayacaklarını , işe almalarının başka nedenleri olduğunu düşünemeyecek kadar toydum o zamanlar . Sekreter olarak çalışmaya başlamamı söyleyerek dairede yatacak yer de gösterdiler ve o oğlanlarla dolaşmamın hiç doğru olmayacağını da eklediler . Ne derlerse uyuyordum onlara .Bir ay kadar eski sekreterin yardımcısı gibi çalıştım . Aslında daha çok çay kahve getirip götürüyordum . Verdikleri para karnımı doyuracak kadardı .Benim oğlanın çalıştığı fabrika aranarak benim peşimden gelmemesi kesin bir dille söylenmişti . Benim çalıştığım yer o fabrikanın sahibinin merkezdeki bürosuymuş zaten . Bunları eski sekreter anlattı bana .Ayrıca beni de o oğlanı aramamam için yeniden uyardı .Eski sekreter bir cumartesi günü mesainin bitmesine yakın patronun benimle görüşmek istediğini söylediğinde hem meraklanmış ,hem de heyecanlanmıştım .Sekreter beni içeriye aldı , bir koltuğa oturttu .Patron bana hiç bakmadan konuşmaya başladı Seninle açık konuşacağım kızım Evet efendim Bu konuşacaklarımız çok özel ,onun için seninle doğrudan konuşuyorum Evet efendim Sorularıma açıklıkla ,çekinmeden , utanmadan cevap vereceksin Evet efendim Bakire misin Şey Utanmadan cevap ver Evet Güzel , bol para kazanmak ister misin ? Bunu evet olarak kabul ediyorum Yarın pazar,tatil ,benim,daha doğrusu benim ve üç arkadaşımın misafiri olur musun? Evet efendim Güzelyarın şoförüm seni alır,şimdi çıkabilirsin
Bu soruya nasıl bu kadar kolaylıkla evet demiştim hala şaşarım . Adamın karşısında dilim tutulmuştu. Ne de olsa taşralıydım . Ertesi gün lüks bir BMW 0ye binerek bilmediğim yollardan geçerek bir eve girdik .Boğaz kıyısında ,muhteşem bir villaydı . Beni bahçesine almışlardı . Her taraf yemyeşildi ve çiçeklerle donatılmıştı . Küçük bir havuz ve kocaman bir yeşil alan , alanın ortasında muhteşem görünümlü ,süslü bir yatak ve etrafında 4 tane lüks deri kaplı koltuk vardı . Benim patron ve arkadaşları beni sırayla bu yatakta sikeceklerdi anlaşılan . Hizmetçi kız beni banyoya götürdü ,amımı tıraş etti ve güzelce yıkadı .Daha sonra çeşitli kokular sürerek seksi çamaşırlar giydirerek bahçedeki yatağa yatırdı . Patron ve arkadaşları ellerinde viski bardaklarıyla gelerek koltuklara oturdular .Konuşmalarından ikisinin yabancı olduğunu anladım .Ancak bunların beni sikecek gibi bir halleri yoktu .İçeriden çok yakışıklı , kaslı ,kılsız bir oğlan slip donla yanıma gelip yattığında her şeyi anladım Yaşlı herifler bu oğlana benim kızlığımı bozdurup seyredeceklerdi .Patron talimat verdi ;Sadece bizim dediklerimizi yapacaksınız ,kendi başınıza hareket etmek kesinlikle yasak .Öpüşmeye başlayın hadi , diye ilk emri verdi diğeri . Oğlan zarifçe tuttu beni ve öpmeye başladı. aman allahım tam bir profesyoneldi .Öperken bile tahrik olmaya başladım . Dudaklarını ve dilini ustaca ağzımın içinde dolaştırıyordu.Stop ,stop diye bağırdı yabancı herif Soyunun çabuk diye çevirdi patron, yabancının komutunu Birbirimizi çabucak soyduk . Bu çocuk gerçekten özel seçilmişti . Kılsız , uzun,kalın ,biçimli yarrağı vücuduyla çok uyumluydu . Aldığı komut üzerine beni yatırdı ve her tarafımı yalamaya başladı . Uçuruyordu beni . En son kalçalarımı kaldırıp klitorisimi kadife gibi diliyle yaladığımda ben orgazm çığlıkları atmaya başlamıştım.Seyircilerimiz de aşka gelmiş kimisi el çırpıyor kimisi bağırarak tezahürat yapıyordu Sıra bana gelmişti .Yakışıklı azmanımı sırtüstü yatırdım ve küçük ısırıklarla öpüp yalayarak tüm vücudunu dolaştım .Nihayet hedefe yöneldim .Muhteşem bir şeydi Şimdi herkes sustu ve heyecanla izlemeye başladı . İki elimle tuttuğum bu güzel yarrakla dans ediyordum adeta Taşşaklarıyla ucundaki delik arasında dilimle gezinti yapıyordum . Nihayet ağzımın içine alıp ta boğazıma kadar soktuğumda koca yarrağın tamamı görünmez olmuştu .Yakışıklının küçük bir çığlık atmasıyla uğultular yükseldi ooouuuu ,baravooo, very good Bu beni daha da heyecanlandırdı . Koca yarrağa sarılıp çılgınca yalıyor , emiyor, yakışıklıyı çıldırtıyordum etraftaki tempo tutan seyircilerimizin eşliğinde . Yeter kes artık ,vakit geldi artık , diye bağırdı patron Özenle bu güne kadar sakladığım bakireliğimin bozulacağı an gelmişti . Bekaretimi bu yakışıklıya vereceğim için biraz korkmakla birlikte mutluydum . Hatta o gün hamile kalmayı bile istediğimi hatırlıyorum . Yakışıklı beni özenle sırtüstü yatırdı .Kalçamın altına kuştüyü yastığı yerleştirdi . Bu işe alışık olduğu belliydiSikinin üzerinde tükürüklerim parlıyordu .Getirip amcığımın girişine dayadı ve öylece kaldı . Büyük bir sessizlik vardı . Kalbimin küt küt atışı duyuluyordu.Haydi diye patronun komutu çınladığı gibi üzerime yüklendi yakışıklı. Aaaaahhhh,aahhhhh , diye bağırırken dünya başıma yıkılıyordu sanki Sok , sok ,sok ,sok , diye neşeyle tempo tutup viskilerini yudumluyorlardı. Acım geçer gibi olmuştuYakışıklım gerçekten ustaydı şefkatle bana sarılmış ,yumuşakça dudaklarımdan öperek ,yavaş yavaş,incitmeden kayıyordu içimde.Neşeyle zıplıyordu seyircilerimiz.Ağrımın kalmadığını hissettiğinde biraz hızlanmaya başlamıştı aygırım . Seyirciler de bağırıyordu Hızlı,daha hızlı,kökle, hızlı kökle , iyice kökle bu küçük bakireye İyice hızlanmıştı , kayganlaşan amımda yılan gibi süzülüşünü duyuyor, masmavi gökyüzünü seyrederken kendimden geçiyordum.Etraftakiler sabırsızlanmışlardı ;Hadi artık ,hadi ,kadının oldu o , hediyesini unutma,ver artık kadınının hediyesini Bitir artık işini , hadiiii, boşalt ,boşalt ,attır içine attır Attır,attır,attır,attır Ilık meniler ilk defa içime akacaktı . Tamamen kendimi kaybetmiştim . Bir nabız gibi atan içimdeki yarrak boşalıyordu işte Yaşadığım o anı hayatımda bir daha yaşamadım . Seyircilerimiz uzun uzun alkışladı . Çok iyiydiniz çocuklar,bravo Yardımcılar gelerek bizi banyoya götürdü .Yıkanıp çıktık . Salonda yemek yedik. On bin dolarlık çeki aldım . İyi paraydı benim için ama sadece bir kereliğine mahsustu .
Bu para ne kadar yeterdi , sekreterlik işi filan da yoktu artık . Dönüşte seviştiğim adam kendi arabasına aldı beni . Bu gecelik evinde kalabileceğimi söylediğinde sevindim .Hem yerim yoktu , hem de ilk gerçek erkeğimdi o benim . Hoşlanmıştım ondan .O da benden hoşlandığını görev diye değil istekle seviştiğini itiraf etti bana . Gece geç saatlere kadar şarap içerek sohbet ettik . Hayat hikayemi anlattım ona . O da bana anlattı . İstanbul0a üniversite okumaya geldiğini zengin,yaşlı bir kadının ayartmasıyla jigololuğa başladığını , beraber olduğu yaşlı kadınlardan birinin kocasının bu günkü adamlardan biri olduğunu , şimdi onlar için çalıştığını ,üniversiteden atıldığını, önümüzdeki aylarda bir arkadaşının davetlisi olarak Almanya0ya gidebileceğini anlattı bana Sarılarak uyuduk o gece . On beş gün boyunca genç sevgililer gibi gezip tozduk . Kumsalda el ele yürüdük dondurma yedik , kırlarda piknik yaptık , balık tuttuk , boğazda mumlu,şaraplı romantik yemekler yedik . Almanya0ya kendisiyle gelmemi söylediğinde zaten başka seçeneğim yoktu. Seve seve kabul ettim . Yaşadığım bu on beş günün hayatımın en mutlu günleri olduğunu ancak Almanya0ya vardıktan sonra anlayabilecektim . Valizlerimizi hazırlayıp arabasıyla neşe içinde yola çıktık Almanya0ya doğru . Almanya0ya geldiğimizde çok şaşkın bir durumdaydım . Kısa bir süre içerisinde kasabadan şehre , oradan İstanbul0a ,İstanbul0dan da Frankfurt0a gelmiştim . Doğrudan arkadaşının evine yerleştik .Ancak orada kalabileceğimiz süre kısıtlıydı .Bu süre içerisinde bir şeyler yapmalıydık Tarhan beraber geldiğim oğlanın adı bana arkadaşının porno film işinde çalıştığını yolda anlatmıştı ama bizim de o sektörde iş arayacağımızı söylememişti . Artık ok yaydan çıkmıştı ve ben hiçbir şeyi umursamıyordum .Beraberce kocaman bir salonu olan eve iş !başvurusu için gittik . Gördüğüm manzara karşısında dona kaldım .Bir sürü çırılçıplak erkek ve kız salona doluşmuş bekliyordu . Bizi de hemen soydular .Benim gibi acemi olanlar utanıp önünü kapatmaya çalışıyor Tarhan gibiler ise umursamadan çiklet çiğneyerek ,sikini sallandıra sallandıra geziyorlardı . İçeriye sarı atkuyruklu saçı olan,bıyıklı bir Almanla , yanında tercümanlık yapan esmer bir Türk beraber girdi .Hepimizi yan yana dizdiler .Kıllı ve çelimsiz erkeklerle , kilolu çirkin kadınları hemen gönderdilerKalanları sırayla salonda yürüttüler , kadınlar erkeklere , erkeklerde kadınlara ikişer dakika oral seks yaptılar .Sınavdan geçiyorduk .
Sonunda ben ,Tarhan ,bir Alman ,bir zenci erkek ve bir alman kadın işe alındık .Gözümü zenciden alamıyordum . Neredeyse dizine değiyordu sallanırken. İki gün sonrası için randevu verip gönderdiler bizi . Randevu yeri kapalı bir havuzdu . Işıklar kameralar yerleştirilmişti . Hepimize birer bardak içki ve birer hap dağıttılar . Tarhan erkeklere geciktirici , kadınlara uyarıcı hap verildiğini anlattı .Birtakım lüzumsuz giriş faslından sonra beşimizde soyunup havuza atladık . Kameralar çekim yapıyordu tabii bu arada . Atkuyruklu Alman bağırarak sürekli talimatlar veriyor ,tercüman bize çeviriyordu söylediklerini . Yönetmen üç erkeği havuzun kenarına dizdi . Alman kızla ben beraberce adamların sikini yalayarak sertleştirdik . Talimat gereği kızla beraber aynı erkeğin sikini ve taşşaklarını yalıyorduk . Yönetmen zencinin sikini köküne kadar ağzıma sokmasını emrettiğinde çok zorlandım . Abartmıyorum, kolum kadar vardı . Neredeyse mideme kadar sokacaktı hayvan Üçünün siki de kazık gibi olmuştu .Bana daha önce götten sikilip sikilmediğimi sordular Hayır demem hoşlarına gitti . Bundan dolayı beni zenciye emanet ederek diğer ikisi Alman kızı aralarına aldılar Birisi havuzun kenarında Almanı domaltıp suların şapırtısıyla amına sokarken diğeri havuz kenarına oturmuş ağzına veriyordu.Zenci ise havuzun içinde beni kucakladı ve koca sikini amıma soktu Su altı kamerası alttan çekim yapıyorduTamamını sokmadan iyiydi ama tamamını soktuğunda acıyla bağırmaya başladım .Yönetmen sevindi bu işe . Benim çığlıklarımı film hilesi ile zevk çığlıkları gibi gösterecekti anlaşılan .Yönetmenin uyarısı ile ayrıldık .Tarhan yere sırtüstü uzandı .Alman kadın da sırtını Tarhan0a dönerek çömelip göt deliğini Tarhanın kremlenmiş sikine dayadı .Yavaş yavaş oturdu . İyice girdikten sonra , o da Tarhanın üstüne sırtüstü yatarak bacaklarını açtı .Alman fazla uzun olmayan ama çok kalın olan sikini kadının amına soktu . Ritmik bir şekilde sikmeye başladılar kadını . Yönetmenin uyarısıyla hepsi de çığlıklar atıyordu . Sıra bize gelmişti . Zenci uzun uzun sikini kremledi . Beni bacaklarım havuzun içinde üst tarafım dışarıda kalacak şekilde iki büklüm edip domalttılar havuzun kenarında . Zenci arkama geçerek upuzun yarrağı götüme dayadı Kamera o kadar yakındı ki neredeyse bacaklarıma değiyordu . Zenci ağır hareketlerle ittire ittire soktuğunda götümden tüm vücuduma yayılan ağrının etkisiyle öyle bir çığlık attım ki aynı anda yönetmen de sevinç çığlığı attı . Zenci hiç aldırmadan bağırta bağırta sikiyordu beni götten Gözlerimden yaş geliyordu ve dış kamera da bunu kaçırmıyordu .Çok acı çekiyordum ama tercüman zevk alıyor gibi yapmamı söylüyordu .Gözlerimi kapayarak inlemelerimi sürdürdüm.Yönetmen beğendi .Zenci aygırın siki nerdeyse göbeğime çarpıyordu içeriden . Çok zevk aldığı belliydi. Ohlaya ohlaya geçiriyordu götüme .Ne güzel , bir de para alıyordu bunun için .Artık boşalma zamanı geldiğinde yönetmene işaret etti ve çıkardı sikini götümden . Bu kez havuz kenarına o oturdu Sikini sildiler temiz bir bezle . Ağzımla yalayarak menilerinin hepsini ağzımda toplamamı daha sonra dudaklarımın kenarından sızdırarak dışarıya çıkarmamı , önemli bir ders anlatıyormuşçasına anlattı tercüman .Taşşaklarını gerdirerek uzun yarrağı ağzıma alıp emmeye başladım .Ofluyor,pofluyor, oh çekiyor ,kasılıyor ama bir türlü boşalmıyordu .On dakika kadar emdikten sonra nihayet ağzımın içine pıt pıt dökülmeye başladı meniler . Dilimle hepsini toparladıktan sonra dudaklarımın arasından sızdırarak göğüslerimin üzerine döktüm ve elimle memelerime yaydım . Yönetmenin talimatıyla zenci de sikiyle yanaklarımı tokatlıyordu .Sıra diğerlerine gelmişti . Kadın iki herifin arasında sıkışmış yarım saattir hem götten hem amdan yarrak yiyordu . Nihayet boşalma vakti gelmişti . Adamlar ayağa kalkarak kadının suratına doğru otuz bir çekmeye başladılar . Tarhan boşalacak gibi olmuştu , yönetmen durdurdu , diğerini bekletti . Sonunda ikisi birden kadının suratına ve göğüslerine boşalttılar .Kadın yalandan yere yalıyor , eliyle vücuduna yayıyordu menileri . Bizlere teşekkür ederek paralarımızı ödediler . Telefon numaralarımızı aldılar . Tekrar arayacaklarını söyleyerek yolladılar bizleri . Takip eden günlerde dur durak demden film çevirdik . Artık götümden ağrı duymuyordum ama tuvaletimi yaparken sıkıntı oluyordu . Çünkü bir film de yine öyle kalın bir zenci yarrağı yemiştim ki bunları özel seçiyorlardı soba borusu gibi olmuştu götüm .Bu filmlerde gezmediğim mekan,denemediğim ilişki kalmamıştı . Bazan kadın kadına , bazan iki erkeğin arasında aynı zamanda önümde ve iki elimde de sik oluyordu .Bazan o kadar çok erkek aynı anda üzerime boşalıyordu ki yağmur yağıyor sanırsınız . Kader işte .Üvey babanın 7 0 8 cm.lik kalkmamış sikinden kaçarken bir manga erkek aynı anda üzerime attırırken bulmuştum kendimi .Eğer uyuşturucu haplar almasak bunlara dayanılmazdı . Ancak hatırı sayılır bir para da biriktirmiştim kısa sürede . Tarhan0ı terk edip Alman bir kadınla bizim meslekten beraber kalmaya başlamıştım . Deniz kenarında film çektiğimiz bir gün kıçıma şişe sokup erkeğin idrarını içirmeye kalktıklarında dayanamayıp kaçtım oradan ve derhal eşyalarımı toplayarak ilk uçakla İstanbula döndüm
Tavla Oynarken Sex
Herkese merhaba, adım savaş 29 yaşında evli 180cm boyunda İstanbul da yaşayan özel bir şirkette orta düzey bir yöneticiyim. Siteyi uzun zamandan beri takip ediyorum.Anlatılanların birçoğuna inanmıyordum…ama fırsat buldukça aralarından seçtiklerime mail atıp ulaşmaya çalışıyordum…ve bir gün…gelen bir maille yaşadıklarımdan sonra fikrim değişti en azından şimdi yüzde on yada onbeş oranında gerçeklik payı olduğunu düşünüyorum…ve bende bu olaydan sonra paylaşmak istediğim hikayeleri yazmaya karar verdim.Fakat ilk yazmayı düşündüğüm hikaye yerine şimdilik başka bir anıyı anlatmak istiyorum…okuyacağınız tüm hikayelerde kişilerin adlarını değiştireceğim bunu hem o kişilere saygımdan hem de herhangi bir olumsuzluğa ihtimal vermemek için Lafı fazla uzatmadan başlayalım artık değil mi…cinsel yönden her zaman aç olduğum için eşimle yaşadığımız cinsellik sınırlı sayıda pozisyondan, bana oral yapsa bile kendine oral yaptırmayacak kadar seksi sevdiğinden ve buna bağlı sebeplerden dolayı beni tatmin edemediğinden bende yeni heyecan yeni zevkler tatma ihtiyacı doğdu haliyle…
Heyse her zaman takıldığım cafe işletmesini bir arkadaşım yapıyor de uzun zamandır gözüme kestirdiğim 18 yaşında esmer siyah düz saçlı bembeyaz dişleri olan gülcan isimli kızla samimiyetimiz her geçen gün ilerliyordu…yanımdan ayrılmaz olmuş her türlü muhabbeti eder durumdaydık…sanırım günlerden sanırım cumartesiydi cafenin kapısından içeri giren gülcanla daha kapıdayken gözlerimiz kenetlendi bugün daha bir farklıydı sanki yanımıza geldi öpüştük.. oturdu.. merhabalaştık.. bu kız beni deli ediyordu ahh hele o kalçaları bir büyüktü ama olsun yinede güzeldi… gözüm sürekli onun üzerinde onun gözlerindeydi…kankayla sürekli tavla oynar iddialaşırdık böylece bizden gören herkes iddiaya girip bir çeşit tavla partileri yapılıyordu başlamıştı. yine böyle günlerden birinde gülcan “şu tavladan ne zevk alıyorsunuz anlamıyorum” dedi….”bilmediğin için böyle söylüyorsun” der demez gülcan “öğreten olduda öğrenmedik mi” diye bir çıkış yaptı….. “kankadan sonra sana öğreteceğim tamam mı şeker kız…hazırlan” dedim…bizim tavlamız bitti ve kazandım tabii iddiamı da iddiasız tavla oynamıyordum…neyse gülcanı karşıma alıp tavlayı öğretmeye başladım ve biz o gün sabahtan akşama kadar gülcan ile tavla oynadık…günün sonunda tavlayı a dan z ye öğrenen gülcan mutlu bir şekilde ayrıldı…ben biraz daha kaldım ama ne tavla ne pul ne de o çıkan sesleri duymak istemiyordum…arkadaşlarla biraz daha laflayıp gülcanın bana karşı olan tavırları üzerine yorumlardan sonra cafeden ayrılıp evin yolunu tuttum.
Sanırım günlerden sanırım cumartesiydi cafenin kapısından içeri girer girmez gülcanla gözlerimiz yine kenetlendi bugün daha bir farklıydı sanki…benim her zaman oturduğum yerde oturmuş diğer kızlarla laflarken gördüm sanırım beni bekliyordu yanlarına yaklaşıp merhabalaştıktan sonra gülcan “bugün geciktin hayırdır” diye sordu…..”yoo herhangi bir şey yok dünden sonra gerekiyordu” diye karşılık verdim…ama gülcan bir anda bozulmuştu gülcan “ne o yoksa benden sıkıldın mı” diye beklemediğim bir çıkış yaptı……”hayır güzelim sen sıkılmak mümkün mü..tavla görmek istemiyorum” dedim… gülcan “ne yani bugün benimle tavla oynamayacak mısın” dedi “düşünürüz…gerçi bugün maç var ama o zamana kadar neden olmasın” diye yanıtladım…neyse saat ilerlemiş maç başlamasına bir saat kala gülcan eline tavla alıp geldi…gülcan “hadi artık bakalım başlayalım”…dedi. Gözlerimin içine bakarak “iddiasına oynayacağız kazanan ödül alacak tamam mı.. belki bu isteksiz oluşunu tersine çevirir” diye ekledi……”gerek yok…bu kural senin için geçerli değil…ayrıca isteksiz falan değilim sadece canım biraz sıkkın o kadar” Gülcan “kaybeden kazananın istediğini yapacak…belki o zaman sıkıntın geçer belli mi olur” diyerek muzipçe gülümsedi… Birkaç oyundan sonra iddianın ne olduğunu sorup duruyordum gülcan ise önce benim söylemem gerektiği konusunda diretip kendi düşüncesini bir türlü söylemiyordu ama kafasında bir cinlik olduğunu tahmin ediyordum…öğrenmenin bir tek yolu vardı o da kaybetmek tabii bende kaybettim…oyun bitti ayağa fırladı boynuz kulak muhabbetleri gibi bir sürü şeyler yapıp beni kızdırmaya çalıştı ve kısa bir süre sonra bunu başarmıştı…tam ona laf söyleyecekken hemen yanıma sokulup yanağıma bir öpücük kondurdu gülcan “kızma.kızma zaten biraz sonra bütün sinirini sıkıntını alacağım senin”diyerek elimden tutup beni kaldırmaya çalışıyor çekiştiriyordu…maç saati gelmiş beş dakika sonra başlayacağı için yapma bırak diyerek onu uzaklaştırmaya çalışıyordum. gülcan “ben kazandım… şimdi sıra ödülümde…lütfen sözünü tut” bende pek istemeyerekte olsa ayağa kalkıp …..”al kalktıp ne istiyorsun söyle bakalım ama çocukça şeyler olmasın lütfen…bak maç başlayacak çabuk ol” dedim.
Gülcan “bırak şimdi maçı falan sen gel hadi naz yapma” diyerek beni çekiştirerek tuvalete doğru götürdü…tuvalet iki bölmeli giriş bölümü ve bay bayan bölümleri girişten içeri girdikten sonra kapıyı kitledi …”hayırdır ne yapmaya çalışıyorsun” dedim bayanlar tuvaletine doğru adım attığımızda gülcan “biraz sabırlı ol az sonra öğreneceksin bu kadar kasmana gerek yok ve bu yaptıklarına eminim pişman olacaksın” diyerek bayanlar bölmesine girip kapıyı kilitledi….göz göze bakıyorduk fakat ifadesinde bir sinsilik var diye düşünürken boynuma atılıp beni öpmeye başladı biran için şaşırmıştım durdurup…..”sen ne yaptığının farkındamısın… herkes ne düşünür saçmalama şaşırdın herhalde” dedim…tekrar dudaklarıma atılıp öpmeye devam etti…yine durdurup ellerimle yüzünü kavrayıp gözlerinin içine bakıp bir cevap bekliyordum…bu sefer benim yüzümde bir sinsi ifade oluştuğuna emin çünkü az sonra ben onun dudaklarına yapışıp nefessiz kalacak bir şekilde öpmeye başladım kollarımın arasında onu eritip bitirecektim her zaman beğendiğim kalçalarını avuçlamaya yoğurmaya başladım.. gülcanda çok güzel öpüşüyor dilini harika kullanıyor onunda elleri boş durmayıp elleri benim kalçalarımda geziniyordu… yaklaşık beş dakikadır öpüşüp koklaşıyorduk tam ne bundan sonra ne olacak diye içimden geçirirken geriye doğru gidip klozete oturdu kalçalarımdan beni kendine çekip kotun üstünden sikimi okşamaya başladığında…..”iyi ki maç var yoksa kesin basılırdık” dedim gülcan “zaten o yüzden maç bekledim aşkım “dediğinde doğru ata oynamışım diye düşündüm…sürekli gözlerimin içine bakıp dudaklarını ısırıp yalanırken az sonra olacaklardan habersiz eğilip tekrar dudaklarına yapışıp sömürmeye.. dudaklarını ağzımın içinde hapsetmeye başladım..nefes nefese kalmıştık…doğruldum kotun düğmelerini çözmeye başladı.. sikim yarı ereksiyon halindeydi…kotla beraber boxerıda sıyırıp sikimi gördüğünde gülcan “oohh savaş abi hayal ettiğimden bile güzel” diyerek sikimin başına öpücükler kondurup ileri geri sıvazlamaya başladı,…..”tatlım artık abi lafını bırak..ağzına yakışmıyor..ama sen ağzına yakışanı buldun” diyerek pantolunu iyice sıyırıp dizlerime düşürdüm…gülcan sikimi dillemeye başlamış diğer eliyle toplarımı okşuyor yarı kalkık sikimi bile ağzına zor sığdırıyordu gitgide kendini kaptırmış işi iyi bildiğini ispatlarcasına emmeye çalışıyordu….gerçekten de bunu çok iyi yapıyordu zaten yavaş yavaş sikimi normal boyutlarına ulaştırmayı da başarmış o kadar ki sikim gülcanın ağzına sığmaz olmuştu ..bir süre sonra gülcanda sikimi ağzından çıkarmış eliyle sıvazlamaya ve otuzbir çekmeye başlamıştı…gülcan “uff gerçekten çok güzel bir sikin var..amım nasıl sulandı bilemezsin” dediğinde elimi eşofmanı ve külotundan içeri amının üzerine koydum…amı ıpıslaktı..ahhlar ohhlar tuvaleti sarmıştı ..”ne o içine girmeden yoksa orgazm mı olacaksın” gülcan “beni sikmeden bırakmayacaksın değilmi” …..”şimdi değil ama en kısa zamanda amınıda götünü sikiceğim” gülcan otuzbir çekmeyi iyice hızlandırmış amının içindeki parmaklarımı kalçalarını ileri geri sağa sola oynatarak orgazm sinyalleri veriyordu kısık sesle “boşalacağım”ı söyledim diğer elimle sikimi elinden çekip kafasını sikime doğru bastırıp ağzına sokup sokup çıkartıyordum…gülcan kendinden geçmiş hmm ahmm şmmdmm gibi seslerle çıkarıyordu…sikimi ağzından çıkarıp çektim o anda o da ben de nefese nefeseydik gülcan “hadi sik beni sonraya bırak şimdi sik çok zevklendim çok azdım”…..”hayır şimdi olmaz bebeğim…daha güzel daha rahat bir mekanda bağırta bağırta sikicem seni” “gülcan hadi siik sonra yine sikersin savaşş lütfeen hadi”….”ahh ohh hayır bebeğim” diyerek hem elinin içindeki sikimin hemde amının içindeki parmaklarımın gir gelleri iyice hızlanmıştı ve artık boşalmak üzereydim “yüzüne doğru tut geliyorum” .. ahhlar oohhlar arasında fışkırtmaya başladım bir an için çekilmeye çalışsada halen sikimin üzerindeki elini daha sıkı kavrayıp yüzüne ağzına tutup boşalmaya devam ettim…heryeri döl içinde ve bembeyazdı….”doğrusu çok güzeldi hiç bu kadarını beklemiyordum” dedim “gerçekten mi… güzel miydi” diyerek sikime öpücükler kondurup başını emerken kafasını kaldırıp döllenmiş yüzüne ve dudaklarına rağmen öpmeye yalamaya çok şaşırmıştı nefes nefeseydik bir süre daha öpüşmemiz sürdü…gülcan “sen gerçekten hayalimdeki erkeksin” dedi..daha sonra dışardan gelen sesler artmış maç bitmiş olabileceğinden toparlanmaya acele temizlenmeye başladık…gülcana….”yüzüne tshirt üne bol su bulaştır öyle çık eğer biri çakarsa musluğu açar açmaz tazzik yaptığını söylersin tamam mı” diyerek ben tuvaletten çıktım….kankanın yanına gittim maçın il yarısının bitmesine 10 dakika vardı ….”hayırdır oğlum ne oldu…nerdesiniz lan kaç saattir” dedi… gülümseyerek..”yoksa siktin mi kızı” diye sordu yüzümde pis bir gülümseme halinde “şimdilik ağzını siktim…yakında amınıda götünü de sikicem” dedim “ama şimdilik aramızda kalsın boş boğazlık edip sakın kimseye bahsetme…soran olursa ki olacak sadece gülcanın bana aşık olduğundan öpmek istemiş falan gibi şeyler söylersin oldu mu” diye belirttim….Evet şimdilik bu kadar bitti mi diye sormayın çünkü elbette burda bitmedi devamınıda diğer yazıma saklıyorum daha doğrusu yazılarıma…şunu belirteyim yazmak zormuş meğer…onu anladım…palavra yazanlar bile olsa hepsini tebrik ediyorum…
Kapı Deliginden Gizli Videolar
Yaz tatiliydi. Gunler birbirinin aynisi gibi monotonca akip gidiyordu. Bir aksam ustu surekli takildigim bir arkadasin islettigi bir mekana biraz takildim. Baktim fazla muhabbet yok, zaten hafta arasiydi. Biraz oyun seyrettim, bir el tavla oynayip bir kac bira derken saat 10a gelmisti.Mekanda hic bir muhabbet yoktu. Arkadas bekle biraz, su kalan musteriler dagilsin, surayi kapatayim da, birlikte baska bir yere, diskoya falan takiliriz dedi. Bos versene dedim. Belki sonra ugrarim deyip can sikintisi ile ciktim.
Canim hemen eve gitmek de istemiyordu. Arabayi diskoya dogrusurdum. Kimbilir, belki bir muhabbet cikardi, belki bir hatun duserdi.Disconun orda once yakinda park yeri bulamadigim icin bir tur attim. Ikinci donusumde de ayni yerde ayni hatunu gorunce sasirdim. Acik renk yazlik elbisesinin icindeki ince uzun siluteini hemen tanimistim. Yaninda yavaslayip, pencereyi actim ve bir sorunu olup olmadigini sordum. Evet varmis. Ev anahtarini kaybetmis, ve su anda ne yapacagini bilmiyormus. Aslinda bu hatunu uzaktan tanirdim. Guzel sayilmasa da pek cirkin desayilmazdi. Yalniz oldukca zayif ve daracik kalcaliydi, gogusleri de cokkucuktu. Yani, varla yok arasi. Daha once hic tanisma girisiminde bulunmamistim bu yuzden. O da beni taniyordu uzaktan. Nereye gittigimi sordu. Discoya dedim. Orda bu aksam pekbir sey yok, ben de ordan ciktim, eve gidiyordum ama, anahtarimi bulamiyorumdedi. Anahtarci bulamadin mi dedim. Bu saatte mi dedi. Aklima cok kotu fikirler gelmeye basladi. Ben zaten discoya belki birini dusururum diyegitmiyor muydum? Iste hazir biri dusmustu. Fazla aramaya ne gerek vardi.Bak dedim, istersen sana bu geceyi gecirebilecegin bir yer bulabiliriz. Oylemi, der demez arabaya atlamasi bir oldu. Aklima hic bir yer gelmiyordu.Kendi evimize gidemezdik. Peder valide, adama dunyayi dar ederlerdi.Ustelik, onlar duymadan eve girdik, sabah erkenden onlar uyanmadan ciktik diyelim, ama odayi kardesimle paylasiyordum, ve de bu is hic olmazdi.Ayrica, bu hatuna kendi evimizi de gostermek istemiyordum. Ileride balta olma ihtimali de vardi. Birden, aklima demin ciktigim mekan geldi. Onun arkasinda iki odali ufak bir ev vardi, ve mekan sahibi kendisi kullanmadigi icin, orayi akrabasi olan yaslica amcaya vermisti. Adam odanin birinde kaliyordu, o olmadigi zamanlarda, arada sirada biz de oraya kiz atardik.
Dogru oraya surdum arabayi. Iceri girdik, yaslica amca mekanda yoktu,anlasilan arkadaki odaya uyumaya gitmisti, ama mekan sahibi ordaydi.Oturduk, birer icki soyledik, ve durumu acik ettim mekanciya. Ayipsin moruk dedi, anahtarlari cikardi verdi. Ama dedi, amcayi uyandirmayin, ayip olur.Yok canim dedim, kizcagiz gariban dusmus, kanapenin ustunde yatsin iste,sabah da cikar gider dedim. Seni gidi seni der gibi bakti, ama sescikarmadi. Ickileri yuvarlayip ciktik kizla disari. Kiz zaten konustuklarimizi anlamamisti, ama anahtari gorunce uc asagi bes yukarianlamisti isi. Yani bu gece sokakta kalmayacakti. Ama onu orada sikmek uygun olmadigindan, once bunu baska yerde sikip ondan sonra goturecektim oraya.
Arabaya bindik, sehir disinda, orman yoluna sapinca merak etti. Eve gitmiyormuyuz dedi. Hayir dedim, eve sonra gidecegiz, ama once ufak bir isimiz var.Isin ne oldugunu gayet guzel anlamisti: Benimle yatmak istiyorsun galiba,ama, noolur bana kaba davranma dedi. Yaw, bu isin kabasi mi var, biz sapikmiyiz, dedim icimden.Arabayi uygunca yerde kenara cektim, bak dedim, durum soyle boyle. Su anda seni o eve goturemem, gotursem de orada seninle yatamam. Oysa seni sikmek istiyorum, ama orada siksem, ses olur, baskalari rahatsiz olabilir, cunku orda kalan bir baskasi daha var. Simdi sen sec. Benimle sikismek istemiyorsan soyle, seni hemen aldigim yere gotureyim.Biraz durdu, sonra elini uzatip beni oksamaya basladi. Ben hareket etmiyordum. Ne de olsa, bana kaba davranma demisti ve bu benim gururumu kirmisti. Birden yavasca uzandi, ve dudaklarimi opmeye basladi. Dilini agzimin icine sokmaya calisiyordu. Yavasca ben de cevap vermeye basladim.Eli bu arada pantolonumun onune dalmaya baslamisti. Ben de sag elimi uzatip,onun oglanimsi kalcalarini oksamaya basladim. Basi onume egildigi zaman,hemen koltugu yatirdim, sonra onun koltugunu yatirdim. Kendi elleriyle cavusu cikarip yalamaya basladiginda, cildiracak gibi oldum. Zaten karanlikti. O yuzden, o kadar da muhtesem olmayan memelerini oksamak icin elimi koynundan iceri soktum. Cok ufak olmalarina ragmen, baslari ufarakca bir zeytin tanesi kadar vardi, ve elimin altinda putur putur olduklarini hissediyordum. Demek ki o da bayagi bayagi uyarilmisti.Yavasca uzerindeki hafif elbisenin yakalarini cozup elime gelen ufacik memeleri oksamaya basladim. Bir yandan da obur elimi eteginin altindan bacaklarinin arasina sokmus, külotunun altindan gotunu, alt taraftaki amini parmakliyordum.Birden, agzindan cikardi sikimi, biraz dogrulup kilotunu cikardi. Eteklerini topladi. Ben de bu manzarayi merak ettigim icin dikiz aynasinin isigini yaktim. Gogsundeki dugmeleri cozup, elbisesinin ust kismini siyirdi. Ufacikama uclari diri memelerini gorunce, dayanamadim, yapistim. O ufacik memeleri emmeye koyuldum. Uzanip, dikiz aynasinin isigini sondurdu. Bu arada o sol koltuga uzanmis, eteklerini kaldirmis bekliyordu. Bir elim basinin altinda, obur elimi amina uzattim. Killarin arasindan yuvayi bulup parmaklamaya basladim. Uzandi, basimi kendine cekip, dudaklarimi dudaklarinin uzerine yapistirdi. Dudaklarimi, dilimi vantuz gibi emiyordu. Oyle guzel opuyordu ki, simdiye dek bu hatuna asilmadigim icin pisman olmustum. Hadi artik, ne olursun diye mirildandi, ve bacaklarini iyice acarak davetkar oldugunu belirtti. Yavasca onun koltuk tarafina gectim, bacaklarinin arasina yerlesip, birden sokmaya calistim. Olmadi. Hemen sokamamistim. Biraz dogrulup, bir eliyle sikimi tutup, obur eliyle de iyice aminin dudaklarini aralayarak aldi sikimi iceri. Aman Allahim. Boyle bir duygu olur muydu? O kadar dar ve sicakti ki, dayanamadim, uc bes hamle sonra patladim. Tam cikaracagim cavusu, birakmaz. Nasil sIkIyor cavusu… Sanki cendereye almis, birakmiyor. Oylesine muhtesem bir amcik. Dur daha dedi, icimde kalsin noolur, cikarma. Ne cikarmasi, istesem de cikmiyor ki!
Biraz sonra serbest birakti bizim cavusu, ya da cavus rahata gectigi icin,kendiliginden serbest kaldi. Ben de kendi tarafimdaki koltuga uzanip dinlenmeye calistim. Bir sigara yaktim. Bi de o istedi, verdim.Sigaralarimizi icerken, seni uzaktan gorurdum ama hic ilgilenmemistim dedi.Ben de oyle dedim. Seni hep uzaktan gorurdum, ama simdiye dek hic ilgilenmemistim dedim.Neden dedi. Bir kere tipim degilsin dedim, ama yine de muhtesemsin dedim.Beni hic boyle inek sagar gibi sagan bir amcikla karsilasmamistim dedim. Dur daha o ne ki dedi guldu. Biraz daha boyle sohbet ettik.
Sonra yine sersefil bir durumda durumda yatan cavusu oksamaya basladi. Agzina alip yalaya yalayabir baktim ki, bizim cavus, yine emret komutanim duzeyine gelmis. Bendireksiyon tarafinda oldugum icin, biraz yukari kaymami soyledi. Biraz dahakaydim, ve aninda ata biner gibi cavusun ustune binmesi bir oldu. Olur da bukadar mi olur. Aminin kaslarini oyle bir kullaniyordu ki, siktiripgevseterek biniyor, siktirarak cikiyor, beni resmen delirtiyordu. O gun bugundur boyle guzel sikisen bir amcik gormedim desem yalan olmaz. Vantuz gibi sagiyordu resmen. Bir an once bosalmamak icin kendimi zor tutuyordum. O uzerimde boyle hoplarken birden kasildi kaldi, sirti direksiyona dayandi, sonra uzerime kapandi, anladim ki orgazm oldu.Yan tarafimdaki kapiyi acip, biraz hava alayim dedim. Bu arada o, sikimi hala birakmadan uzerimde yatiyor, yuzumu, dudaklarimi, kulaklarimi, boynumu opuyordu. Dur dedim. Ben hala bosalmamistim. Ama o aminin kasilmalariyla beni bosaltmaya ugrasiyordu. Zaten oldukca celimsiz bir yapisi vardi.Tuttugum gibi uzerimden kaldirdim. Ama, uzerimden kaldirirken, sanki sikim de onunla birlikte gidiyor gibi olmustu. Oylesine sarmalamisti cevresini.Sonra disari cikip, elinden tutup onu da cikardim disari. Hava cok guzeldi,ciplak olmama ragmen, en ufak bir usume yoktu. Arabanin kaputuna dayadim domaltip. Eteklerini kaldirip, bak dedim, simdi de boyle sikecegim, sen beni oyle vantuz gibi siker misin, gor bakalim, sikis nasil olurmus.O ufacik kalcalari onumde ayrilmis, gel gel der gibiydi. Biraz once iyicesogurulmus ama hala dimdik olan sikimi, hafiften yeniden tukurukleyip dayadim gotune. Oyle sikiydi ki, zar zor once kafasini soktum. Noolur yapma, ben daha hic gotumden sikilmedim diyordu. Zaten dedim, amin da hic sikilmemis gibi, o yuzden farketmez. Basini saga sola salliyordu. Ensesine coktum, yapistirdim kafasini arabanin kaputuna. Biraz daha zorlayip, soktum yarisina kadar. Incecik oglan gibi vucudu onumde egilip bukulmeye calisiyordu fakat birakmiyordum. Biraz daha zorladim, tumunu soktum gotune. Biraz alismaya biraktim. Yavasca gevsedi. Ensesini bastirmayi birakip, nasil dedim, iyi mi. Hayir dedi. Yavasca hareketlendim. Yeniden bir sokus tikis yaptim. Agzindan aci ve zevk karisimi bir inilti cikti. Ondan sonra sokup cikarmaya basladim. Resmen pompaliyordum artik. Acili iniltileryerlerini zevkli iniltilere birakti. Daracik kalcalarini siki sikiya tutup korkunc bir haykirisla icine bosaldim. Ormanda gecenin o saatinde kimse yoktu. Icinden cikarmak istedigimde yine zorlukla cikardim cavusu.
Dogrulduk. Bana dondu, bana kaba davranma demistim degil mi dedi. Kaba mi davrandim yani simdi dedim. Biraz dedi, fazla degil. Ama cok hosuma gittideyip, dudaklarimi yeniden optu.Aslinda artik bosaldigim icin bu oglan kilikli kizi opmek gelmiyordu icimden, ama mecburen bastan savma opup, hadi dedim, gidelim. Pantolonumu cekip, arabadaki tisortu gecirdim kafamdan asagi.
O amcanin kaldigi eve girerken, sakin ses etmeyelim dedim. Amca arka taraftaki odada yatiyordu. Ne de olsa, yarin sabah 6da kalkip ise gidecekti.Yalnizca koridorun isigini yakmistim, oradan gelen los isik yetiyordu iceriye. Onu iceriye sokup dogru banyoya daldim ve lavaboda cavusu guzelce yikadim. Külot da batmisti gotunu siktigim icin. Onu da sonra cope atarim diye dusundum.Tekrar yanina dondum kizin. Bu arada o da bir koseye sakince oturmus, etrafina bakinip duruyordu. Icecek bir seyler bulunur mu burda dedi. Dedimmusluk orda, daya agzini ic icebildigince. Cok kotu bakti bana. Biraz pismanolmustum bu kabaligima. Dur bir bakalim dedim. arasira gunduzleri, amca yokken oraya hatun atinca lazim olur diye bir takim gerekli seylerikoridorun dibindeki araliga yigardik mekan sahibi arkadasla. Oraya birbaktim, yarim sise litrelik kola, uc parmak Bacardi, iki parmak Viski, yaklasik yarim ufaklik raki ve uc sise de bira buldum.O bir bacardi cola aldi, ben de bir bira actim. Sohbet ettik biraz. Ben nerde yatacagim dedi, kanepeyi isaret ettim. Iceriye gecip, amcanin yattigi odadan bir battaniye, bir de yastik aldim. Getirdim koydum kanapeye. Ya sendedi. Ben de eve gidecegim dedim. Yani beni kendi evine goturecek kadar iyibulmadin mi dedi. Yok, yanlis anlama dedim, ama evde kendime ait odam yok.Peder valide boyle bir sey gorseler seni de parcalar beni de dedim. Benimle yeniden sevismek istedigini belirtecek hareketler yapmaya baslamisti. Oysa ben artik pek istemiyordum. Birden oturdugum koltugun onunegelip diz coktu. Elini atip sikimi disari cikardi ve yalamaya basladi. Himm,ne cabuk yikadin bunu, ne guzel tertemiz, sabun kokuyor dedi.Onceleri benim pek canim istememesine ragmen cavus yeniden ayaklanmisti bile. Icerdeki uyuyan adamcagizi uyandirmamak icin dislerimi sikipduruyordum. Ona da cok sessiz olmasini soyledim. Hihmm dedi, agzindakinicikarmadan. Sonra birden dogruldu, eteklerini toparlayip kucagima oturdu. Otururken bir anda cavusu o daracik, sicacik yuvasina kaydirmisti tek bir hamleyle. Nefesleri siklasmisti, benim de oyle. Mumkun oldugunca ses cikarmamak icin dudaklarimi agzinin ustune kapadim. Hareketleri hizlanmis,vucudu yilan gibi kivrilmaya baslamisti. Elimi ufacik kalcalarina attim, ve hizla kaldirip oturtmaya basladim. Artik tempoyu ben tespit ediyordum. O sadece, aminin kaslarini sikip gevseterekcevap veriyordu. Dili yuzumun her tarafini yaliyordu. Artik geliyorum dedim,birden kalcalarini kaldirip ani bir har